Block title
Block content

Üstad Hutbei Şamiye'de: Hicri 1371 senesinden sonra yaşanacak gelişmelere dikkat çekerek, Mehdi´nin göreve başlamasının bu tarihten otuz -kırk yıl sonra olacağını bildirmiştir. Bu tarihler miladi 1980-1990 yılları arasıdır. Mehdi bu sürecin neresindedir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem de İslâmiyet güneşinin inkişafına ve beşeri tenvir etmesine mümanaat eden perdeler açılmaya başlamışlar. O mümanaat edenler çekilmeye başlıyorlar. Kırk beş sene evvel o fecrin emâreleri göründü. Yetmiş birde fecr-i sâdık başladı veya başlayacak. Eğer bu fecr-i kâzip de olsa, otuz-kırk sene sonra fecr-i sâdık çıkacak." (1)

Osmanlının yıkılması ve yeni rejimin kurulması ile İslam güneşi geçici olarak görkemli bir şekilde insanlığa tecelli edememiş ve kesintiye uğramıştır.Üstad Hazretleri  bu arıza ve kesintinin  ilelebet böyle devam etmeyeceğini ileride tekrar İslam’ın insanlığa güneş gibi doğacağını Kur'an'dan aldığı işaret ile  haber veriyor.

İslam’ın tekrar doğuşunun bazı evre ve aşamalardan geçeceğini ifade ediyor. Bu evre ve aşamalarda İslam önünde duran arıza ve engellerin teker teker kalkacağını,  bazı ebcet ve cifir hesaplarının yardımı ile de teyit  ediyor. Üstad Hazretlerinin  yaşadığı ve bu Risalenin yazıldığı dönem, İslam güneşinin kesintiye uğradığı, küfür ve inkarın yaygın olduğu bir dönemdir. Üstad Hazretleri  böyle karanlık ve umutsuz bir dönem içinde, o zamanın iman erlerine bir umut bir ışık yakıyor. Yaktığı ışık ve umut, dediği gibi aynen vuku buluyor.

Hicri 1371(m. 1950)  tarihine Üstad Hazretleri, İslam açısından yalancı bir aydınlanma ve rahatlama dönemi diyor. Bu dönemde çok partili sisteme geçilmesi ile Milli Şef döneminin aşırı baskı ve zulmü kısmen gitmiş, yerine bir parça rahatlama gelmiştir. Türkçe ezan uygulamasına son verilmesi o dönemin sembolik olarak  rahatlama ifadesidir, denebilir. Ama maalesef bu aydınlanma ve rahatlama dönemi kısa sürmüş, ardından tekrar inkıta dönemi başlamıştır. Üstad Hazretleri  bu yüzden bu döneme fecr-i kazip, yani yalancı aydınlanma ve rahatlama demiştir. Yalnız bu dönem geçici de olsa İslam açısından gerçek aydınlanmanın bir mukaddemesi bir çekirdeği hükmünde olmuştur.

Üstad'ın "otuz-kırk sene sonra hakiki aydınlanma çıkacak" demesi 1980 ve 1990  yıllarına tekabül ediyor ki, bu yıllarda gerek Türkiye’de gerek dünyada önemli sosyal dönüşümler olmuştur. Özellikle 1990 yılından sonra dünyada komünist ve baskıcı blok çökmüş, dünya aydınlanma ve özgürlük adına önemli bir merhale katetmiştir. Bundan sonra artık geriye gidişin önü tıkanmış, insanlık sürekli en mükemmele doğru ilerler bir hale gelmiştir. Demokrasi insan hakları, özgürlükler, eğitim ve öğrenim hakları, araştırma ve ikna öne çıkmıştır. Taassup ve ideolojik bağnazlık parçalanmış ve halen de parçalanıyor. Bütün bu olumsuzluklar bertaraf edildikçe İslam güneşi kendisini hissettirmeye başlamıştır. İnşallah sonunda insanlık Kur'an’a teslim olacaktır.

Bu otuz-kırk yıl meselesi, Mehd-i Azam’ın çıkmasına değil, iyileşme ve dönüşme sürecine bir atıftır. Zaten sosyal olaylar birden ve bir şahsın anlık müdahalesi ile değişecek olaylar değildir. Bu 1926’dan başlayıp belki 2030-2040 yıllarına kadar sürecek bir iyileşme ve dönüşme sürecidir. Mehdinin bu sürecin neresinde yer alacağı ise ihtilaflı bir konudur, net bir şey söylemek mümkün değildir.  Hem Mehdi hadislerde müphem bırakıldığı için, katiyetle şu şahıstır demek yanlış olur, herkesin kanaatine saygı duymak lazımdır.

(1) bk. Hutbe-i Şâmiye

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...