Block title
Block content

Üstad; "İsevilik din-i hakikisinden aldığı feyizle hayat-ı içtimaiye-i beşeriyeye nafi sanatları ve adalet ve hakkaniyete hizmet eden fünunları takip eden birinci Avrupa" diyor; açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İsevilik ya da başka semavi dinlerin insanlığa teknik yönden katkılarını iki yönden ele alabiliriz.

Birincisi, peygamberlerin mucize eseri olarak ortaya koyduğu sanatlar bir temel bir esas olup, daha sonraki insanlar kolektif akıl ile bu esas ve temel üstüne bir tuğla koyarak o temel ve esasları peyder pey geliştirmişlerdir.

Mesela, Edison’un ilk bulduğu ampul ile şimdiki ampul arasında dağlar kadar fark vardır. Edison bir temel atmıştır, sonrakiler bu temel üstüne bina çıkmışlardır. Lakin ampulü ilk bulan kişinin değer ve kıymeti şimdiki adi bir ustanınkinden çok daha üstündür. İlk ampul sonrakilerinin piri ve bir modelidir.

Aynen öyle de peygamberlerin mucize eseri olarak ortaya koymuş oldukları sanatlar da sonrakiler için bir model, bir sınır, bir numune hükmündedir.

 Hz. Yusuf (as) saati, Hz. İdris (as) terziliği, Hz. Nuh (as) gemiciliği, Hz. İsa (as) tıbbi gelişimi, Hz. Adem (as) çiftçilik, eşyanın isimlerinin ve  hikmetlerinin temelini atarak, bir çok alanda dinler insanlığa ilham ve feyiz kaynağı olmuştur. Bu noktadan insanlık semavi dinlere çok şey borçludur.

İkincisi;  Bilindiği üzere ilmi gelişmeler ve  teknik inkişaflar; bir intizam ve disiplin ile vücut bulur. İntizam ve disiplin ise bir otorite ile temin edilir. İnsanların ruh ve kalp aynasında bu otoriteyi tesis eden şey ise iman ve ahlaktır. İman ve ahlak ise dinlerin telkin ve tesisi ile insanlar arasında yerleşmiştir.

Bu manalar zincirini ve ilişkisini takip ettiğimiz zaman, dinin bilimsel keşiflerde dolaylı veya dolaysız bir çok tesirlerinin olduğunu anlarız. Şayet dinler insanlar arasında olmamış olsa idi, belki insanlık biribirini parçalayan ilkel varlıklar olarak bir arpa boyu yol kat edemeyecekti. Dinin sosyolojik olarak ve dolayısı ile bilimsel olarak insanlığa hediye ettiği o kadar çok değerler ve kavramlar vardır ki saymakla bitmez.

Avrupa şu anki müspet medeni yapısını bir anda elde etmiş değildir. Bu, basitten mükemmele bir gelişim sürecinin mahsulüdür. Bu gelişim sürecinde hem dinlerin hem kolektif aklın büyük katkıları vardır. Bu neticeyi birkaç asırlık aydınlanma dönemine tahsis etmek sosyolojik olarak izah edilebilir bir şey değildir. Şu anki hızlı treninin içinde Hz. Davud (as)’in demiri eli ile şekillendirmesinin katkısı vardır.

İlgli Risaleyi okumak için tıklayınız:

Sözler, Yirminci Söz, İkinci Makam.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...