Block title
Block content

Üstad, kadınlar yuvalarından çıkmış, tekrar oraya dönmeli, diyor. Fakat Hz. Hatice annemizin ticaret yapması ve Hz. Aişe annemizin erkek sahabilerle savaşlara katılmasını nasıl anlamalıyız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İslam'da, erkeğe tanınan temel hak ve hürriyetler, aynı derecede kadına da tanınmıştır. Buna göre yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme; kişi hürriyeti ve güvenliği; vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyeti; mülkiyet ve tasarruf hakkı; meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunmada bulunma, kanun önünde eşitlik ve adaletle muamele görme hakkı, mesken dokunulmazlığı, şeref ve onurun korunması, evlenme ve aile kurma hakkı, özel hayatın gizliliği ve dokunulmazlığı, geçim teminatı gibi temel haklar bakımından kadınla erkek arasında herhangi bir ayrım söz konusu değildir. 

Kadınların yuvalarına dönmeleri demek; kadınların iktisadi, ilmi ve ticari haklardan mahrum olmaları anlamında değildir. Bu tabirle kadının mebzul bir meta gibi her sektörde kullanılmasının doğru olmadığına veya ahlaksızlığın yayılmasında bir araç olmamaları gerektiğine işaret ediliyor.

Yoksa kadının ilmi ve iktisadi özgürlüğü vardır; lakin İslam prensipleri içinde olmak şartı ile vardır. Tesettür ve halvete dikkat ediliyorsa, kadının nahif mizacına uygun bir iş ise bu; İslam dini açısından sakıncalı değildir. Yani kadının ticaret yapması, ilim öğrenmesi İslami bir çerçeve içinde caizdir. Hazreti Hatice (ra) validemizin ticari hayatına da bu nazarla bakmak gerekir.

Halihazırdaki kadınların nasıl bayağı bir durumda olduklarını ve bunların yuvalarına yani iffet ve edebe tekrar dönmeleri gerektiği izaha ihtiyaç duyulmayacak kadar açıktır.

İlave bilgi almak için tıklayınız:

Üstad kadın hakim Hesna Şener'i talebeliğine kabul edip, ona gavsların isimlerinin yanında dua ediyormuş... Yani Üstad'ın bu övgüsü buna teşvik etmiyor mu?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...