Üstad; kadınların erkeklere sefahette yetişmediğini ve kadınların fıtratında bu olduğunu söylüyor. Başka yerlerde de ahir zaman fitnesinin kadınların yüzsüz yüzünden çıktığını söylüyor. Nasıl anlayacağız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Nasıl ki kadınlar kahramanlıkta, ihlâsta, şefkat itibarıyla erkeklere benzemedikleri gibi, erkekler de o kahramanlıkta onlara yetişemiyorlar. Öyle de o mâsum hanımlar dahi, sefahette hiçbir vecihle erkeklere yetişemezler. Onun için, fıtratlarıyla ve zayıf hilkatleriyle nâmahremlerden şiddetli korkarlar ve çarşaf altında saklanmaya kendilerini mecbur bilirler. Çünkü, erkek sekiz dakika zevk ve lezzet için sefahete girse, ancak sekiz lira kadar birey zarar eder. Fakat kadın sekiz dakika sefahetteki zevkin cezası olarak, dünyada dahi sekiz ay ağır bir yükü karnında taşır ve sekiz sene de o hâmisiz çocuğun terbiyesinin meşakkatine girdiği için, sefahette erkeklere yetişemez, yüz derece fazla cezasını çeker." (1)

Kadınların tesettüre riayet etmemesi, hayâsızca açılıp saçılmaları sefahetin başlamasına ve artmasına sebep olduğu gibi, nefislerini dizginleyemeyip kendi heva ve hevesleri peşinde koşan erkeklerin de büyük günahlara girmesine vesiledir.

Açık saçık bayanlar, erkeklerin kendilerine kem gözlerle bakmalara sebep olurlar.

Yirmi Dördüncü Lem'a'da, tesettürün fıtrî olduğunun dört hikmetine şöyle dikkat çekilir:

- "Birinci Hikmet" kadınların zerafet ve nezaketinin korunabilmesinin tesettürle mümkün olduğu hususu.

- "İkinci Hikmet" örtünmenin kıskanma duygusu ile ilgili hususu.

- "Üçüncü Hikmet" sadakat ve güven duygusu için örtünmenin zaruri olması.

- "Dördüncü Hikmet"de ise, aile müessesesinin muhafazası ve devamı için tesettürün elzem olması.

Kadınlar için tesettür, fıtrîdir ve yaratılışlarının icabıdır. Yeme içme ne derece fıtrî ise, tesettür de öyle fıtrîdir. Dikkat edilirse tüm meyveler fıtrî bir elbise ile sarılıdır. Bu elbise soyulduğunda, o meyve kokuşmaya başlar. Kadın da dinin emrettiği kıyafet ölçülerini ihlal ettiğinde çok şeyini kaybeder.

Açılan bayanların kendilerini gayet rahat hissetmeleri fıtratlarının çok ciddi yara aldığının bir alametidir. İnsan yalan söylediği zaman rengi kızarır ve vicdanen rahatsızlık duyar. Eğer rahatlıkla yalan söylediği halde, rengi kızarmıyor ve sıkılmıyor ise vicdanı çürümüş demektir. Öyle de açık saçıklıktan hoşlanmak, hatta bunu savunmak fıtrata bir isyandır.

(1) bk.Lem'alar, Yirmi Dördüncü Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...