Block title
Block content

Üstad Lemeat'te "insan", "güneş", "melek" ve "kelime"nin birer ayine olduğunu söylüyor. Asıl anlamadığım, kelime nuraniyete nasıl ayine oluyor ve Allah'ın nuraniyeti ile nasıl bağdaştıracağız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İn’ikas ve temessül; bir şeyin aynı ile başka bir şeyde yansıması demektir. Mesela, bir mum etrafında halka şeklinde on adet ayna bulunsa, her bir aynada mum temessül eder. Yani mum aynı vasıfları ile o aynaların içinde bulunur. Bir tek mum iken, on mum olur.

Nurani varlıklar ile onun zıddı olan kesif varlıkların yansımasında ve temessülünde durumları farklılık arz eder, hükümleri başka başkadır, biri hakiki yansır, diğeri sadece görüntü olarak yansır.

Nurani bir varlık yansıdığı yere kendi aslındaki vasıfları da götürür, bir nevi yansıyan ile yansımaya mahal olan şey aynı gibi olur. Mesala, aynada yansıyan güneş kendine özgü vasıflarını aynaya da aksettirir bir nevi küçük bir güneş o aynada oluşur. Aynı güneş gibi o da ısı ve ışık verir fark sadece azamet ve kibriyadadır. Nuranin temessülü, temessül ettiği yeri yani yansıdığı yeri kendi gibi yapar. 

Kesif şeylerde, yani madde ve cismin hükmettiği şeylerde ise yansıma, temessül sadece görüntü olarak vardır, vasıflar oraya aksetmez. Onun için yansıyan şey ile yansımaya mahal olan şey farklıdır, aralarındaki tek ilişki görüntü naklidir. Mesala, maddi ve kesif olan bir taş, aynada yansısa, sadece görüntüsü oraya gider, taşın kendine ait vasıflar oraya geçmez.

İn’ikas genel bir mana iken, temessül özel bir manadır. Yani in’i kas genel manada yansımak manasına gelirken, temessül yansımanın da ötesinde vasıflarıyla ya da bütün mahiyeti ile yansımak manasına geliyor.

Allah’ın esmasının bir şeyde temessül etmesini tecelli şeklinde anlamamız gerekir. Mesela, Allah’ın kelam sıfatı insan aynasında ağız ve konuşmak şeklinde tecelli etmiştir. Allah’ın  ehadiyet ve nuraniyet sıfatları insanda ruh olarak temessül etmiştir. Bu yüzden ruh bir anda milyonlarca işi yapar, bir işi bir işine mani olmaz ve mekan kaydından azade bir mahiyete sahiptir, denilmiştir. Yoksa -haşa- Allah aynı ile temessül edip aksettiği yeri kendi gibi ilahlaştırmış demek değildir.

Bu temessülün böyle hadsiz aksamı ve aşamaları olduğu için, her mevcut aynası kabiliyetine göre bu temessüle mazhar oluyor. Kelime kendi kabı ve kapasitesine uygun olarak o temessüle mahal oluyor. Mesela, Kur’an’ın bir kelime ya da cümlesi Allah’ın sıfatlarının temessülüne mazhar olduğu için, taklidi ve tanziri kabil olmuyor. İnsanlar bu kelime ve cümle karşısında bizar kalıyor. İşte temessülün bir aksamı. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...