Block title
Block content

Üstad, Peygamber Efendimiz için: "Cenâb-ı Hak onu beşer suretinde göndermiştir." diyor. Niye "beşer olarak" demiyor da "beşer suretinde" diyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Beşer" değil de "beşer suretinde" göndermiş ifadesinden şöyle bir nükteyi anlamak mümkündür:

Peygamber Efendimiz (asm)'in sireti, yani manevi cephesi öyle parlak öyle nuranidir ki, âdeta bütün melekler toplansa onun manevi nurunun bir pırıltısına yetişemezler. İşte böyle meleklerden üstün  ve nurani bir maneviyat sahibi olan zat, beşer çekirdeği veya beşer kılıfı ile aramızda gezip dolaşıyor. Onun beşeriyet sureti çekilse, içinden azametli manevi bir güneş çıkar demektir. Âdeta Allah manevi bir güneşi beşer kumaşının içine sığıştırıp saklamış ve bizim gözümüzün yanmasına mani oluyor. Bu ifade onun manevi cephesine işaret eden bir beşaret levhasıdır.

Peygamber Efendimiz (asm) ne kadar büyük maneviyat sahibi de olsa, o en nihayetinde bir insandır. Manevi ciheti onun insaniyet cihetini yok etmiyor. Hurma ağacı nasıl hurma çekirdeğinin içinden çıkmış ise, Peygamber Efendimiz (asm)'in manevi azameti de onun beşeriyet çekirdeğinden çıkmıştır. İkisi arasındaki dengeyi bozmamak gerekir.

Soruda geçen yeri okumak için tıklayınız:

Mektubat, On Dokuzuncu Mektup

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

Nurun fedaisi
Bir vakıf Ağabey Hz. Mus'ab bin Umeyr'den rivayetle bir olayı anlatmıştı.. Ve Hz. Peygamber'in gölgesinin olmadığını ve bunun üzerine mezkûr Sahabenin ona niçin böyle olduğunu sorduğunu.. anlatmıştı. Ve o Ağabey demişti ki: Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi Vessellem Efendimiz Nurdur..Mücessem Nur.. Nura cisim verilmiş.. Böyle bir durum var mıdır? Açıklarsanız ve bu rivayetin kaynağını verirseniz sevinirim.. Selam ve dua ile..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Peygamberimiz bir anne ve babadan dünyaya gelmiştir.(Her insan gibi) yemek yer ve kadınlarla evlenirdi. Acıkır ve hastalanırdı. Sevinç ve üzüntü duyardı. O'nun bir insan olduğuna en açık delil; Allah Teâlâ'nın nefisleri (canları/ruhları) vefat ettirdiği gibi, O'nun da ruhunu vefat ettirmiştir (ruhunu kabzetmiştir).

Fakat Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'i diğer insanlardan ayıran özellik ve hususiyet; O'na nübüvvet (peygamberlik), risâlet (elçilik) ve vahiy verilmesiydi. Ve onun ubudiyet makamı herkesten ve her şeyden ileridir. Onun mübarek bedeni tam nuraniyet kazandığı için normal bedenlerden imtiyazlı yönleri vardı. Miraca bedeni ile çıkması mübarek bedenine sineklerin konmaması, gölgesinin olmaması bunlardan bazılarıdır.

İbn Abbas'dan (ra) rivayet ediliyor: "Resûlullah’ın (asm) gölgesi yoktu. Güneşe durduğu zaman, onun aydınlığı, güneşin ışığını bastırırdı. Yanında bir kandil bulunduğu zaman, yine onun aydınlığı kandilin ışığını bastırırdı." (Ibnü'l-Cevzî)

 Zekvân (ra), "Güneşte de, aylı gecede de Resûl-i Ekrem'in (asm) gölgesi görünmezdi" İfadesini aktarır. Bunu, Hakîm et-Tirmizi rivâvet edip hikmetini şöyle açıklamıştır: "Kâfir, Resûl-i Ekrem'e (asm) hakaret maksadıyla gölgesini çiğnemesin diye..." 

İbn Seb' (ra) da bu görüşü kabul ederek şöyle yorumlar: Onun ayrıcalıklı yönlerinden (hasaisinden) biri de; gölgesinin yere düşmemesidir. Onun gölgesi nûr idi. Güneşte veya ay ışığında yürüdüğü zaman, gölgesi görünmezdi.

 Ulemâdan bazıları, "Resûl-i Ekrem'in (asm) duasındaki “Beni nur yap!” sözünün buna şahit olduğunu söyler. (Peygamber Külliyatı)  

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Nurun fedaisi
Cevabınız için Allah razı olsun..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...