Block title
Block content

Üstad Risale-i Nur'un bazı yerlerinde; "Süratli yazılmış, müsvedde kalmış, müşevveşiyet ve kusur olacaktır." gibi ifadeler kullanıyor. Peki bu risaleler neden tashih edilmedi?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Risale-i Nur'un tashih edilmediği" ifadesi yanlış bir ifadedir. Zira yazılan Risale-i Nurların tamamı özel bir denetim ve tashihten geçtikten sonra son hâlini almıştır. Ve bu süreçte ister imla ister içerik açısından, yanlış ve eksik noktalar hem Üstadımız hem de talebeleri tarafından tashih edilmişlerdir.

Şayet “Müşevveşiyet ve kusurlar olacaktır.” ifadesinden cümle, mana bozukluğu ya da lügatların anlaşılmaz ve ağır olması ifade ediliyor ise, Üstadımız bu konuda doğallığının bozulmamasından yanadır. Yani nasıl tuluat ya da sünuhat olmuş ise öyle kalmasından yanadır. Muhakemat, Lemaat ve eski eserlerinin durumu buna güzel bir örnektir.

Biz, Risale-i Nur'un şu anki son hâlinde herhangi bir eksik ya da noksan durum göremiyoruz. "Kusur" diye lanse edilen dilinin ağırlığı meselesi, tamamen toplumun dil bakımından -kasıtlı veya kasıtsız- değişime uğratılmış olmasından kaynaklanan bir durumdur. Yani Risale-i Nurların anlaşılmaz gibi durmasının sebebi Risale-i Nurların dili değil, toplumun dilinde olan hızlı değişimdir. Bunun örneğini, aynı dönemde yazılan -Elmalılı Hamdi YAZIR ve Ö. Nasuhi BİLMEN'in esreleri gibi- diğer ilimi eserlerde de görebiliriz...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İçerik ve Külliyat | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1072 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

yasin kalpakçı
"Evet, nasıl ki semada olan intizamsız yıldızların sureten adem-i intizamı cihetiyle herbir yıldız, kayıt altına girmeyip herbirisi ekserî yıldızlara bir nevi merkez olarak daire-i muhîtasındaki birer birer herbir yıldıza, mevcudat beynindeki nisbet-i hafiyeye işaret olarak, birer hatt-ı münasebet uzatıyor. Güya herbir tek yıldız, nücum-u âyet gibi, umum yıldızlara bakar birer gözü, müteveccih birer yüzü vardır."
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
yasin kalpakçı
Benim nev’imdeki karma karışıklığa bakıp parmak karıştırabilirim deme. Çünkü intizam mükemmeldir. O karma karışık zannettiğin vaziyetler, kudretin kader kitabına göre kemâl-i intizamla bir istinsahtır. Çünkü, bizden çok aşağı olan ve bizim taht-ı nezaretimizde bulunan hayvânat ve nebâtâtın kemâl-i intizamları gösteriyor ki, bizdeki karışıklıklar bir nevi kitabettir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
yasin kalpakçı
Benim nev’imdeki karma karışıklığa bakıp parmak karıştırabilirim deme. Çünkü intizam mükemmeldir. O karma karışık zannettiğin vaziyetler, kudretin kader kitabına göre kemâl-i intizamla bir istinsahtır. Çünkü, bizden çok aşağı olan ve bizim taht-ı nezaretimizde bulunan hayvânat ve nebâtâtın kemâl-i intizamları gösteriyor ki, bizdeki karışıklıklar bir nevi kitabettir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
yasin kalpakçı
Nasıl ki, bize görünen çirkin mahlûkların ve hadiselerin zahirî yüzleri altında gayet güzel ve hikmetli san’at ve hilkatine bakan güzel yüzler var ki, Sâniine bakar; ve çok güzel perdeler var ki, hikmetleri saklar; ve pek çok zahirî intizamsızlıklar ve karışıklıklar var ki, pek muntazam bir kitabet-i kudsiyedir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
yasin kalpakçı
"Hattâ herbir nevi-meselâ, nev-i beşer-dahi bir ağaçtır. Kökü ve çekirdeği mazide ve semereleri, neticeleri müstakbelde olarak hayat-ı cinsiye ve beka-yı nev'î içinde gayet muntazam kanunların bulunması gibi, hâl-i hazır vaziyeti dahi, hayat-ı şahsiye ve hayat-ı içtimaiye düsturlarının hükmü altında bir sikke-i tevhid ve zâhirî karışıklıklar altında gizli, muntazam bir hâtem-i vahdet ve müşevveş ahvâl-i beşeriye altında mukadderat-ı hayatiye denilen kaza ve kaderin düsturlarının hükmü altında bir mühr-ü vahdâniyet taşıyor."
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
yasin kalpakçı
"Hattâ herbir nevi-meselâ, nev-i beşer-dahi bir ağaçtır. Kökü ve çekirdeği mazide ve semereleri, neticeleri müstakbelde olarak hayat-ı cinsiye ve beka-yı nev'î içinde gayet muntazam kanunların bulunması gibi, hâl-i hazır vaziyeti dahi, hayat-ı şahsiye ve hayat-ı içtimaiye düsturlarının hükmü altında bir sikke-i tevhid ve zâhirî karışıklıklar altında gizli, muntazam bir hâtem-i vahdet ve müşevveş ahvâl-i beşeriye altında mukadderat-ı hayatiye denilen kaza ve kaderin düsturlarının hükmü altında bir mühr-ü vahdâniyet taşıyor."
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
yasin kalpakçı
BENİM ANLADIĞIM; BİZ KENDİ KUSURUMUZ NEDENİYLE KARIŞIK, MÜŞEVVEŞ, İNTİZAMSIZ GÖRÜYORUZ. HALBUKİ ARKALARINDA KADERİN ÇOK YÜKSEK HİKMETLERİ VAR.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...