Block title
Block content

Üstad, Risalelerin tebliği hakkında, tedbirli olmak veya aşikâre ilan etmek hususunda bilgi vermiş midir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Meseleye evvala "sırran tenevverat" tabirinin izahı ile başlayalım.

Risale-i Nurlar, bilindiği üzere, büyük baskıların  ve sıkı takiplerin olduğu bir dönemde yazılmıştır. Din ve diyanetin yasaklandığı, dini eserlerin yazdırılmadığı, din adamlarının idam ve baskılar ile susturulduğu veya susturulmaya çalışıldığı bir ortamda meydana çıkmıştır.

"Sırran tenevverat", kelime olarak, gizli aydınlanma ve nurlanma demektir. Risele-i Nurlar da sırran tenevveratın manası,  müspet hareket , asayişe zarar vermeden, gürültü patırtı çıkartmadan, gösteriş ve nümayişten uzak, devlet ve resmi kurumlarla mümkün mertebe karşı karşıya gelmemek olarak anlayabiliriz. Nur cemaati, müspet  hareket ederek ve asayişe de zarar vermeden hizmet etmeyi prensip kabul eden bir hareket olduğu için, hizmetlerini perde arkasında ve  gürültüsüz olarak  yapmıştır.

Şimdi bu baskı ve zulümler ortadan kalktığı için, gizli ve perde arkasında hizmet manaları hükmen kalkmıştır. Lakin müspet hareket, nümayişsiz ve kavli leyyin tarzında hareket etmek daimi prensiplerimizdir.

Her zamanın bir hükmü olduğu için, bir dönemde hakim ve gerekli olan hüküm başka bir dönemde hakim ve gerekli olmayabilir. Öyle ise biz bulunduğumuz dönemin ilcaat ve gereklerine göre hareket etmeliyiz. Bu dönemde Risale-i Nurlar ne kadar ilan edilirse o kadar makbuldür. Televizyon, internet, radyo, dergi ve gazeteler aracılığı ile ne kadar kitleye ulaşırsa o kadar iyi olur.

Üstad Hazretlerinin bazı ibarelerinde bu işaret vardır, şöyle ki:

"Hem korkmayınız, Risale-i Nur yasak olmaz. Hükümet-i Cumhuriyenin mebusları ve erkânlarının ellerinde mühim risaleleri, iki, üçü müstesna olarak serbest geziyorlardı. İnşaallah, bir zaman hapishaneleri tam bir ıslahhane yapmak için bahtiyar müdürler ve memurlar, o Nurları mahpuslara, ekmek ve ilâç gibi tevzi edecekler."(1)

"Hem adliyeler, Risale-i Nur'un hakkaniyetine karşı bir nevi teslimiyetle, istikbalde gelecek olan şiddetli itirazdan çekinmek için çekindiler, keyfî kanunların aleyhimizdeki hükümlerini nazara almadılar. Ve muannid bazı dinsizler, Nurun hakikatine karşı mağlûp olup inadı terk ettiler. Gizli düşmanlar da, 'Aman hapisten çıksınlar, yoksa hapishaneler Nur medreseleri hükmüne geçecek.' diye, üç kısım da müttefikan beraatimize taraftar çıktılar."(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Şualar, On Birinci Şua, Dördüncü Mesele.

(2) bk. Emirdağ Lâhikası-I,  (193. Mektup)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

cicekkerem
Degerli buyuklerim tam olarak benim sormak istedgim su risalelerin ozgurce duyrulmasi degil bazi onemli gorevlerde olan kisilerin kendilerini aciktan aciga tedbirsiz davranarak uygun olan olmayan ortamlarda , bulundugu konum ve gorevi sikintiya dusebilecek sekilde davranmasi, bu konuda hassas davranmamasi idi.Bir lokma ekmek heryerde Allah verir kendini gizlemene ne gerek var denilmesi, ama o gorevide zaten imanli insanlara fayda olsun diye surdurmeye calismanin korkaklik olarak degerlendirilmesi.Allaha guvenilmiyor gibi dusunulmesi idi.Bu konuda izah istiyordum..Saygilarimla
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...