Block title
Block content

Üstad tarafsızlık muhakemesi için "muvakkat dinsizlik" diyor. Allah'ın varlığı hakkında tefekkür eden kişinin bir an için Allah'ın varlığını yok sayıp, kainatın kendi kendine olamayacağını düşünmeye çalışması küfür olur mu?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem bazan bir emr-i küfrîde tefekkürü, küfür zanneder. Yani, dalâletin esbabını anlamak suretinde kuvve-i mütefekkirenin cevelânını ve tetkikatını ve bîtarafâne muhakemesini, hilâf-ı iman zanneder. İşte, telkinât-ı şeytaniyenin eseri olan şu zanlardan ürkerek, 'Eyvah! Kalbim bozulmuş, itikadıma halel gelmiş.' der. O haller galiben ihtiyarsız olduğundan, cüz-ü ihtiyarîsiyle ıslah edemediğinden ye'se düşer. Bu yaranın merhemi şudur ki:"

"Tahayyül-ü küfür, küfür olmadığı gibi, tevehhüm-ü küfür dahi küfür değildir. Tasavvur-u dalâlet, dalâlet olmadığı gibi, tefekkür-ü dalâlet dahi dalâlet değildir. Çünkü hem tahayyül, hem tevehhüm, hem tasavvur, hem tefekkür, tasdik-i aklîden ve iz'ân-ı kalbîden ayrıdırlar, başkadırlar. Onlar bir derece serbesttirler. Cüz-ü ihtiyariyeyi pek dinlemiyorlar. Teklif-i dinî altına çok giremiyorlar. Tasdik ve iz'an öyle değiller. Bir mizana tâbidirler."

"Hem tahayyül, tevehhüm, tasavvur, tefekkür, nasıl ki tasdik ve iz'an değiller. Öyle de, şüphe ve tereddüt sayılmazlar. Fakat, eğer lüzumsuz tekrar ede ede müstekar bir hale gelse, o vakit hakikî bir nevi şüphe, ondan tevellüt edebilir."

"Hem bîtarafâne muhakeme namıyla veya insaf namına deyip, şıkk-ı muhalifi iltizam ede ede, tâ öyle bir hale gelir ki, ihtiyarsız taraf-ı muhalifi iltizam eder. Ona vâcip olan hakkın iltizamı kırılır. O da tehlikeye düşer. Hasmın veya şeytanın bir vekil-i fuzulîsi olacak bir halet, zihninde takarrur eder."(1)

Üstad Hazretleri burada, küfür üzerinde düşünmenin ve  tarafsız bir şekilde küfrü analiz etmenin hüküm açısından küfür olmadığını ifade ediyor. Yani, küfür ve inkarın  sebep ve gerekçelerini  anlamak şeklinde aklın cevelân ve tetkikat yapması ve tarafsız ve objektif  bir şekilde muhakemede  bulunması, imana zıt değildir. Risale-i Nurların yüzlerce yerinde Üstad Hazretleri bu tarz muhakemeyi işletmiştir. Önce küfrün karanlık yüzünü, sonra da imanın sabah aydınlığını göstererek imandaki kamalatı ders vermiştir.

Yalnız yine yukarıda vermiş olduğumuz bahsin devamında bu tarafsızlık ve objektifliğin huy ve karakter haline getirilmemesi gerektiği de ifade ediliyor. Nasıl ilaç faydalı iken,  dozajını artırmak ölüme sebebiyet veriyor ise, objektif analizin de dozajı arttırılıp lüzumsuz bir seviyeye çıkarılması imansızlığa veya hakka taraftarlığın kırılmasına ve zayıflamasına sebebiyet verebilir. Bunlara dikkat etmek kaydı ile, bitarafane muhakeme imanın kemalatını anlamakta faydalı ve müessir bir yöntem olabilir Risale-i Nurlarda olduğu gibi. 

(1) bk. Sözler, Yirmi Birinci Söz, ikinci Makam

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Makam, Beşinci Vecih | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3164 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...