Block title
Block content

Üstad, "vaziyet-i siyasiye karşısında kendine ve talebelerine kısmen ferec verecek", demesine rağmen neden siyasete girmemiştir? On Altıncı Lem'a'nın ikinci sorusunda geçen hadise nedir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstad Hazretlerinin -faraza- siyasete girmesiyle, Nur talebeler üzerindeki siyasi baskının kaldırılması ihtimalidir. Üstad Hazretleri resmen siyasi yola girmiş olsa idi üzerindeki mutlak baskı bir derece hafifleyecek, bu da iman hizmetindeki talebelerine kısmen ferec ve ferahlık verecekti. Ama Üstad Hazretleri bu cüzi fayda için külli iman hizmetini terk etmeyerek, siyasetten daima uzak durmuş ve bütün gayret ve himmetini iman üzerine teksif etmiştir.

Bahsi geçen yerde Üstada Hazretleri bu manaya şu şekilde işaret ediyor:

"Bu zamanda ehl-i İslâmın en mühim tehlikesi, fen ve felsefeden gelen bir dalâletle kalblerin bozulması ve imanın zedelenmesidir. Bunun çare-i yegânesi nurdur, nur göstermektir ki, kalbler ıslah olsun, imanlar kurtulsun. Eğer siyaset topuzuyla hareket edilse, galebe çalınsa, o kâfirler münafık derecesine iner. Münafık, kâfirden daha fenadır. Demek, topuz böyle bir zamanda kalbi ıslah etmez. O vakit küfür kalbe girer, saklanır, nifaka inkılâp eder. Hem nur, hem topuz ikisini, bu zamanda benim gibi bir âciz yapamaz. Onun için, bütün kuvvetimle nura sarılmaya mecbur olduğumdan, siyaset topuzu ne şekilde olursa olsun bakmamak lâzım geliyor."(1)

Muhtemelen maddi ve somut olay ise Türkiye’nin çok partili rejime geçmesi ile mutlak baskı ve zorbalığın kısmen kırılması ve demokrasinin az da olsa yerleşmesi hengamıdır. Böyle bir imkan ortaya çıktığı halde Üstada Hazretleri bu imkana iltifat etmiyor, imana hizmetini tercih ediyor. Zira siyaset topuzu ile İman nuru aynı elde durmaz.

(1) bk. Lem'alar, On Altıncı Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...