Block title
Block content

Üstadımız Nurlarda, Yahudi milletinden bahsetmiş midir; bahsi geçen risaleleri ve işlediği hususları izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Yahudi milleti ile ilgili geçen bir kısım yerler aşağıda yer almaktadır:

"Hırs, sebeb-i haybettir ve illet ve zillettir; ve mahrumiyet ve sefaleti getirir. Evet, her milletten ziyade hırsla dünyaya saldıran Yahudi milletinin zillet ve sefaleti, bu hükme bir şahid-i kàtı'dır."(...)

"Hem daire-i insaniye içinde her milletten ziyade hırsla dünyaya yapışan ve aşk ile hayat-ı dünyeviyeye bağlanan Yahudi milleti, pek çok zahmetle kazandığı, kendine faydası az, yalnız hazinedarlık ettiği gayr-ı meşru bir servet-i ribâ ile bütün milletlerden yedikleri sille-i zillet ve sefalet, katl ve ihanet gösteriyor ki, hırs maden-i zillet ve hasârettir."(1)

"Hem dünyada, milletler içinde şiddet-i hırsla meşhur olan Yahudi milletinden daha ziyade rızık peşinde koşan olmuyor. Halbuki zillet ve sefalet içinde en ziyade sû-i maişete onlar maruz oluyorlar. Onların zenginleri dahi süflî yaşıyorlar. Zaten ribâ gibi gayr-ı meşru yollarla kazandıkları mal, rızk-ı helâl değil ki meselemizi cerh etsin."(2)

"Hem Yahudi milleti hırs ile, ribâ ile, hile dolabı ile rızıklarını zilletli ve sefaletli, gayr-ı meşru ve ancak yaşayacak kadar rızıklarını bulması ve sahrânişinlerin, yani bedevîlerin, kanaatkârâne vaziyetleri, izzetle yaşaması ve kâfi rızkı bulması, yine mezkûr dâvâmızı kat'î ispat eder."(3)

Üstat burada Yahudi milletinin hırs ve dünya sevgisine işaret ediyor. Ve bu hırs ve dünya sevgisinden dolayı Yahudi milletinin zillet ve meskenet cezasına çarptırıldıklarını söylüyor. Kazandıkları dünyalığın ve servetinde haram olan faiz yolu ile olduğunu, ama bu servetten tarih boyunca fayda görmediklerine işaret ediyor.

Zillet ve meskenet cezası ise, yersiz ve yurtsuz kalıp sair devlet ve kavimlere sığıntı olmak anlamındadır. Yahudiler tarih boyunca hep yersiz ve yurtsuz kalıp her kavimden şiddetli tokatlar yemişlerdir, en yakın örneği Alman Hitleridir. Kaderin cilvesi ki tarihte bu zalim ve alçaklara şefkat sinesini açan hep İslam hükümetleri olmuşken, Osmanlı gibi halihazırda o tokat ve zilletin acısını Filistin'den çıkarıyorlar.

"Aziz Nur kumandanı ve Kur'ân'ın hâdimi kardeşim Refet Bey,

"Yahudi milleti hubb-u hayat ve dünyaperestlikte ifrat ettikleri için, her asırda zillet ve meskenet tokadını yemeye müstehak olmuşlar. Fakat bu Filistin meselesinde; hubb-u hayat ve dünyaperestlik hissi değil, belki enbiya-yı Benî İsrailiyenin mezaristanı olan Filistin, o eski peygamberlerin kendi milliyetlerinden bulunması cihetiyle, bir cihette bir ehemmiyetli hiss-i millî ve dinî olmasından, çabuk tokat yemiyorlar. Yoksa, koca Arabistan'da az bir zümre hiç dayanamayacaktı, çabuk meskenete girecekti."(4)

Üstat burada, küçücük İsrail devletinin koca Arap alemini mağlup etme gerekçesini izah ediyor. İsrail devletinin gücü karşı rakibinin güçsüzlüğünden ileri geliyor. Arap aleminin güçsüzlüğünün birinci sebebi İslam'dan ve ittifaktan uzak kalması ve diktatör rejimler tarafından yönetilmesidir. Şayet Arap aleminde İslam ve demokrasi yerleşirse İsrail’in orda barınması imkansız olur. Bu yüzden İsrail Mısır ve ona benzer ülkelerin tiranları (Kendini İlah gören idareci) ile gizli olarak iyi ilişkiler kuruyor. Bugün Mısırın Filistin’e gıda yardımını bile kesmesinin ardında İsrail ile yaptığı gizli istihbarat anlaşması vardır.

"ON DÖRDÜNCÜ MESELE"

"Rivayette var ki, 'Deccalın mühim kuvveti Yahudidir. Yahudiler severek tâbi olurlar.' "

"Allahu a'lem, diyebiliriz ki, bu rivayetin bir parça tevili Rusya'da çıkmış. Çünkü, her hükûmetin zulmünü gören Yahudiler, Almanya memleketinde kesretle toplanıp intikamlarını almak için, komünist komitesinin tesisinde mühim bir rol ile Yahudi milletinden olan Troçki namında dehşetli bir adamı, Rusya'nın Başkumandanlığına ve terbiyegerdeleri olan meşhur Lenin'den sonra Rus hükûmetinin başına geçirerek Rusya'nın başını patlatıp bin senelik mahsulâtını yaktırdılar. Büyük Deccalın komitesini ve bir kısım icraatını gösterdiler. Ve sair hükûmetlerde dahi ehemmiyetli sarsıntılar verip karıştırdılar."(...)

"Üçüncü cihet ve sebep: Her iki Deccal, Yahudinin İslâm ve Hıristiyan aleyhinde şiddetli bir intikam besleyen gizli komitesinin muavenetini ve kadın hürriyetlerinin perdesi altındaki dehşetli bir diğer komitenin yardımını, hattâ İslâm Deccalı masonların komitelerini aldatıp müzaheretlerini kazandıklarından, dehşetli bir iktidar zannedilir. Hem bazı ehl-i velâyetin istihracatıyla anlaşılıyor ki, İslâm devletinin başına geçecek olan Süfyanî Deccal ise, gayet muktedir ve dahi ve faal ve gösterişi istemeyen ve şahsî olan şan ve şerefe ehemmiyet vermeyen bir sadrâzam ve gayet cesur ve iktidarlı ve metin ve cevval ve şöhretperestliğe tenezzül etmeyen bir serasker bulur, onları teshir eder. Onların fevkalâde ve dâhiyâne icraatlarını, riyasızlıklarından istifade ile kendi şahsına isnat ve o vasıtayla koca ordunun ve hükûmetin teceddüt ve inkılâp ve harb-i umumî inkılâbından gelen şiddet-i ihtiyacın sevkiyle işledikleri terakkiyatı şahsına isnad ettirerek şahsında pek acip ve harika bir iktidar bulunduğunu meddahlar tarafından işâa ettirir."(5)

Buradan da anlaşılacağı üzere, ahir zaman fitnelerinde ve Deccal'in arka planında Yahudiler önemli roller oynayacaklardır. Deccal'in önemli bir yardımcısı ve kuvveti olacaklar. Bugün masonların dünya servetini ve medyasını elinde bulundurması bu meseleyi gayet güzel izah eder.

"Meselâ,  يُذَبِّحُونَ اَبْنَاۤءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَاۤءَكُمْ  Benî İsrail'in oğullarının kesilip kadın ve kızlarını hayatta bırakmak, bir Firavun zamanında yapılan bir hadise ünvanıyla, Yahudi milletinin ekser memleketlerde her asırda maruz olduğu müteaddit katliamları, kadın ve kızları hayat-ı beşeriye-i sefihânede oynadıkları rolü ifade eder." (...)

"Yahudilere müteveccih şu iki hükm-ü Kur'ânî, o milletin hayat-ı içtimaiye-i insaniyede dolap hilesiyle çevirdikleri şu iki müthiş düstur-u umumîyi tazammun eder ki, hayat-ı içtimaiye-i beşeriyeyi sarsan ve sa'y ve ameli sermaye ile mübareze ettirip fukarayı zenginlerle çarpıştıran muzaaf ribâ yapıp bankaları tesise sebebiyet veren ve hile ve hud'a ile cem-i mal eden o millet olduğu gibi; mahrum kaldıkları ve daima zulmünü gördükleri hükûmetlerden ve galiplerden intikamlarını almak için her çeşit fesat komitelerine karışan ve her nevi ihtilâle parmak karıştıran yine o millet olduğunu ifade ediyor."

"Meselâ,  فَتَمَنَّوُا الْمَوْتَ   "Eğer doğru iseniz mevti isteyiniz. Hiç istemeyeceksiniz." İşte, meclis-i Nebevîde, küçük bir cemaatin, cüz'î bir hadise ünvanıyla, milel-i insaniye içinde hırs-ı hayat ve havf-ı mematla en meşhur olan millet-i Yehudun tâ kıyamete kadar lisan-ı halleri mevti istemeyeceğini ve hayat hırsını bırakmayacağını ifade eder."

"Meselâ, şu  وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ وَالْمَسْكَنَةُ ünvanla, o milletin mukadderât-ı istikbaliyesini umumî bir surette ifade eder. İşte, şu milletin seciyelerinde ve mukadderatında münderiç olan şöyle müthiş desatir içindir ki, Kur'ân onlara karşı pek şiddetli davranıyor, dehşetli sille-i tedip vuruyor."

"İşte, şu misallerden, kıssa-i Mûsâ Aleyhisselâm ve Benî İsrail'in sair cüzlerini ve sair kıssalarını bu kıssaya kıyas et. Şimdi şu Dördüncü Işıktaki i'câzî lem'a-i îcaz gibi, Kur'ân'ın basit kelimatlarının ve cüz'î mebhaslarının arkalarında pek çok lemeât-ı i'câziye vardır. Ârife işaret yeter."(6)

Kur'an en şiddetli ifadeleri Yahudi kafirleri için kullanıyor. Zira bozgunculuk ve zulümde onlar çok ileri gitmişlerdir. Müslümanlara en büyük zararı ve hasetliği de onlar yapmışlardır. Ama yine de bu topluluk içinden aklı selim olan ve İslam dinini tercih edenler çıkmıştır. Bu hükümler genel çerçeveyi çiziyor, yoksa topyekün ve istisnasız olarak bir kavme düşmanlığı emretmiyor.

Dipnotlar:

(1) bk. Mektubat, Yirmi İkinci Mektup, İkinci Mebhas

(2) bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Altıncı Risale.

(3) bk. Lem'alar, On Dokuzuncu Lem'a

(4) bk. Şualar, On Dördüncü Şua

(5) bk. Şular, Beşinci Şua

(6) bk. Sözler, Yirmi Beşinci Söz, Birinci Şule, Dördüncü Işık.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

yakupozturk
Doyurucu bilgiler için Rabbim razı olsun.Çok faydalandım.Gayretleriniz için gerçekten kelimelerin yetersiz kaldığını belirtmeliyim.Yakup
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...