Üstad'ın, "Allah'ın emirlerine karşı gelinerek O’nun rızası kazanılamaz, şeriat dışına çıkılarak hizmet yapılamaz, helale haram yoldan gidilemez." mealinde ifadelerinin olması lazımdır. İzahı ile birlikte yardımcı olur musunuz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Gayr-ı Meşru Tarik, Zıdd-ı Maksuda Gider"

اَلْقَاتِلُ لاَ يَرِثُ bir düstur-u azîmdir. Gayr-ı meşru tarik ile bir maksada giden zât, galiben maksudunun zıddıyla görür mücazat. Avrupa muhabbeti gayr-ı meşru muhabbet, hem taklit ve hem ülfet. Âkıbeti mükâfat: mahbubun gaddârâne adâveti, cinâyat. Fâsık-ı mahrum bulmaz ne lezzet ve ne necat."(1)

"Haram yollarla iman hizmeti yapıyorum" demek ve haram yollara tevessül etmek, tam mânâsı ile bir tenakuz ve safsatadır. Hiçbir hizmet için haramlara ruhsat yoktur ve olamaz.

İman hizmetinin en büyük gayesi Allah’ın rızası ve takvadır. Yani insanları kumar, zina, içki, yalan gibi menhiyatlardan muhafaza etmektir. Hâl böyle iken, haramları hizmet vasıtası olarak görmek ya da savunmak dalalettir. Bu gibi şeyleri savunmak insanın imanını bile zedeler.

İman hizmeti ve bu hizmetlerin metotları meşru ve helal olmalıdır. Meşru ve helal olmayan hizmet metotları, ne İslam dairesinde kalabilir ne de Risale-i Nur dairesinde kalabilir. Bu sebeple bu gibi gayr-i meşru metotlar müsbet ihtilaflara dâhil edilemezler.

(1) bk. Sözler, Lemeat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...