Üstad'ın bahsettiği marifetullah, tecrübeyle, yaşayarak ve düşünerek elde edilebilir mi? Marifetullah konusunu biraz açar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Marifetullah, Allah’ı bilmek ve tanımak demektir. Allah’ı bilmenin ve tanımanın nihayetsiz dereceleri vardır.

Evet, bilmek başkadır, tanımak başka. Biz, arıyı bal yapan bir böcek olarak biliriz ama onun üzerinde ihtisas yapanlar onu derinlemesine tanırlar.

Biz, gözü, sadece görme organı olarak biliriz, ama bir göz doktoru onu tanımak için altı yıl tıp eğitimi alır, sonra da o sahada ihtisas yapar.

Şu uçsuz bucaksız kâinatın Ezelî ve Ebedî Halık’ını tanımak için de Kur’an-ı Mu’cizü’l- Beyan’a, onun birinci müfessiri olan Resul-i Ekrem Efendimize, Kur’an’ın nurlu yolunda yürüyen mürşid ve âlimlere, onların telif ettikleri tefsirlere ve eserlere ihtiyaç vardır.

Fahr-i Âlem Efendimize nübüvvet tevdi edilmeden evvel insanların ekserisi müşrik idi. Onlar Cenab-ı Hakk’ı tanıyamadılar, O’nun varlığına ve birliğine delil olan kâinat kitabını okuyamadılar, o harika eserlerin ne mâna ifade ettiklerini anlayamadılar, kendileri gibi mahlûk olan güneşe, ateşe, nehre, yıldıza, sığıra ve putlara taptılar. Bunun içindir ki Kuran’ın ilk nazil olan ayeti “Oku” ile başladı. Ta ki, insanlar önce kendilerini, sonra da kâinat kitabını okusunlar.

Bu kâinat kitabını en mükemmel bir şekilde okuyan Habib-i Kibriya Efendimiz (asm.) hem kâinattaki tekvinî ayetlerle hem de Kur’an ayetleri ile Cenab-ı Hakk’ı tanıttı. O’nun emir ve yasaklarını tebliğ etti. İnsanın yaratılış gayesini, kâinatın sırlarını anlattı.

İman Allah’ı bilmek, marifet ise tanımaktır. Allah’ı tanımanın sonu yoktur. Akıl ve marifette en ileri, esma-i ilahiyenin en mükemmel aynası olan Habib-i Edib Efendimiz (asm.) Mi’rac vasıtasıyla yedi kat semâyı geçerek cenneti ve cehennemi gördü, nice âlemleri okudu buna rağmen şöyle buyurdu: “Subhâneke maarefnake hakka marifetike ya Ma’rûf” (Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim. Seni hakkıyla tanıyamadık Ey Ma’rûf.)”

Kat’iyen bil ki, hilkatin en yüksek gayesi ve fıtratın en yüce neticesi, iman-ı billâhtır. Ve insaniyetin en âli mertebesi ve beşeriyetin en büyük makamı, iman-ı billâh içindeki marifetullahtır.” (Yirminci Mektub)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...