Block title
Block content

Üstad'ın bahsettiği "menfi ibadet" zümresine doğuştan engelli kardeşlerimiz de giriyorlar mı? Bu kardeşlerimizin her dakikaları ibadet hükmüne geçer mi?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ey sabırsız hasta! Sabret, belki şükret. Senin bu hastalığın, ömür dakikalarını birer saat ibadet hükmüne getirebilir. Çünkü ibadet iki kısımdır. Biri müsbet ibadettir ki, namaz, niyaz gibi malûm ibadetlerdir. Diğeri menfi ibadetlerdir ki, hastalıklar, musibetler vasıtasıyla musibetzede aczini, zaafını hisseder, Hâlık-ı Rahîmine iltica eder, yalvarır. Hâlis, riyâsız, mânevî bir ibadete mazhar olur."

"Evet, hastalıkla geçen bir ömür, Allah’tan şekvâ etmemek şartıyla, mü’min için ibadet sayıldığına rivâyât-ı sahiha vardır."

"Hattâ bazı sâbir ve şâkir hastaların bir dakikalık hastalığı, bir saat ibadet hükmüne geçtiği ve bazı kâmillerin bir dakikası bir gün ibadet hükmüne geçtiği, rivâyât-ı sahiha ve keşfiyat-ı sadıka ile sabittir. Senin bir dakika ömrünü bin dakika hükmüne getirip, sana uzun ömrü kazandıran hastalıktan teşekkî değil, teşekkür et."(1)

Engelli insanlar isyan etmeyip sabır ve şükür içinde olurlarsa, bu engelleri ahirette onlar için bir avantaja dönüşecektir.

Ayrıca zorluk ve meşakkatle yapılan ibadetlerin sevabı daha fazladır. Şayet engelli birisi, engeline rağmen ibadetlerini aksatmıyorsa, onun her anı daha değerli daha sevaplıdır denilebilir.

Musibet ve hastalık nasıl sevabı ziyadeleştiriyor ise, engellilik durumu da bir musibet bir hastalık olduğuna göre sevabı ziyadeleştirir.

(1) bk. Lem'alar, Yirmi Beşinci Lem'a, İkinci Deva. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...