Üstad'ın Hulusi Bey'e yazdığı mektubta; "Yazdığın salavat-ı şerife ise, onun hususunda bir seye rastgelmedim. Fakat ondaki letafet ve nuraniyet gösteriyor ki, o onun hakkında zikredilen sevaba ve fazilete lâyıktır." Bu "salavat" nedir, kaynağı var mı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Merhum Muallim Cudi'nin kasidesi mübarektir. Cenab-ı Hak o zatı şefâat-i Kur'ân'a mazhar etsin. Görmemiştim, görmesinden memnun oldum, Allah senden razı olsun. Yazdığın salâvat-ı şerife ise, onun hususunda birşeye rastgelmedim. Fakat ondaki letâfet ve nuraniyet gösteriyor ki, o onun hakkında zikredilen sevaba ve fazilete lâyıktır."(1)

Hulusi Ağabey'in yazmış olduğu salavat-ı şerife hakkında tam bir izah bulunmadığı için, hangi salavat olduğu hakkında bir yorum yapmak zor.

Aşağıda yer alan kaside Muallim Cudiye ait olup, Hulusi Yahyagil Ağabeyin, üstada bir kısmını gönderdiği kasidenin tümüdür.

Kur'an-ı Kerim ve Hazret-i Muhammet (a.s.v.)

Ümmi âlimdir Muhammed
İman ederim ona müebbed
llame-i mekteb-i ledünni
Hayrette bıraktı ins ü cinn

Her dilde tekellüm etti Cibril
Kim etti tekellüm böyle bir dil
Üslub-u Arab yok ol revişte
Bir harikuladelik var işte

Tebliğde ebleğul beyandır
Divan-ı kıdemde tercümandır
Cibril-i Emin enisi ruhu
Kur'ân'ı mübin lübb ü sünuhu

İ'cazına itiraf bahir
Kafir ona dense kavl-ı sahir
Bir mucizdir, lisan-ı Haktır
Hakkaki inanmaya ehakdır.

Kur'ân ki kitab-ı kibriyadır
Vareste-i şevbe-i riyadır
İhlas-ı beyan, lisanı masum
Manasını bilmese de mefhum

Olmuş ki nücum-ı vahy-i havi
Denmiş ona tuhfe-i semavî
Her kevkebi müstakil zişan
Her âyeti başka başka rehşan.

Bir zikr-i mübarek-i mukaddes
Bir ünsü latif ruh-u emles
Yok gıll u gış anda safi kevser
Vechinde lika-yı Hak gülümser

Her sehle-i mümteride peyda
Bin dürlü serair-i mezaya
Bakıldıkça olur nigaha rûşen
Hiç gülleri solmayan gülşen

Bir nazm-ı beliğ ve nesr-i enfes
Ervaha tilaveti safares
Kur'an okunurken eyle dikkat
Kalbinde eser nesim-i rikkat

Tebşir-i sefanuma-yı cennet
İnzarı verir cehime heybet
Müşriklere harb-i asumandır.
İmansıza karşı biemandır.

Mafevki beyan o tarz-ı tebyin
Eyler hacer olsa kalbi telyin
Nur-u azametlerin sedası
İlân-ı kemal kibriyası

Müminlere şirmi sildiren o
Tevhidi tamam bildiren o
Bir kıssayı eyler hikaye
Tevhid-i Hüdâdır anda gaye

Bir heybet-i Halikane mahsus
Her âyet-i hilyedar-ı namus
Üslub-u beyanın en rezini
Âdâb-ı kelamın en güzini

Ezkar-ı Hüdayı etmez ihmal
Esma-yı şerife ayni ezyal
Ahkam-ı münife gelince
Tayin-i vazaif emri dince

Allah'a nasıl ise ibadet
Ol vecihle eyledi imamet
Ebdana taharet etti talim
Ervaha nezahet etti tefhim

Tevhid-i hüda ile müeyyed
Tasdik-i nübüvvet-i Muhammed (s.a.v.)
Hakkiyle o seyyidül beşerdir
Peygamber-i müteber-i haberdir.

Fahşayı, kumarı, hamiri tahrim
Etmekle buyurdu aklı takvim
Olmaz hele mümine meâkil
Hınzır-ı zebine-i heyakil
Men eyledi zulmü, adli kurdu
Her yareye kafi merhum urdu

Davası şuhud ile müberhen
Seyf-i zaferi, cidâli ahsen
Bir hasım ile eylese tebarüz
Namusuna eylemez tecavüz
Haysiyetine riayet eyler
Teklif-i rah-ı hidayet eyler

İnsaniyet neye muhtaç
Hep kuvveden fiile etti ihraç
Namusuna dendi kudsi ekber
Namusuna numunedir müttehar

Piş-i nazara serer semayı
Arzeder ukula kibriyayı
Ağmaya basar verir ziyası
Masmuğ sağırlara sedası

Mürsellere verdi sıdk u ismet
Tebliğ, fetanet ve emanet
Ettikçe menakibi tekerrür
Ezhan-ı beşere tenevvür
İlmi, ulemayı etti tekrim
Cehli, cühelayı kıldı tecrim

Esnamı kırar, kulubü kırmaz
İnsanı fena yola çağırmaz
Fikr ile cemmadı eyler intak
Zikr ile meâdi eyler işrak

Terdifi rical eder inası
Hakkı ile verir hukuk-u nâsı
Eshab-ı cinana vasf-ı ebcal
İman ile salihat-ı âmâl

Dünyada zuhuru mahz-ı nimet
Fahr etsin anınla zat-ı hilkat
Dürdane-i lübbüdür vücudun
Fevvare-i hubbudur şuhudun

Bir hikmete mebni emri nehyi
Zannetme heva, lisanı vahyi
Bir kul o lisana kadir olamaz
Kadir dahi olsa câsir olamaz

Hak sevdi onu, o sevdi Hakkı
Hubbun o hakiki müstehakkı
Akvama muhabbeti eş etti
Bir sofraya koydu kardeş etti.
Cem etti kabail-i şuubu
Bir kıbleye bağladı kulûbu

Mahluk-u Hüda demez, halaknâ
Muhtac-ı gıda demez rezaknâ
Kalbinde olan mehafetullah
Eyler mi hiç iftira alallah

Mevlaya muhabbeti müsellem
Sallallahü Aleyhi vesellem.(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Barla Lâhikası, 208. Mektup: Hulisi Beye Hitaptır.
(2) bk. Son Şahitler, I/355-359.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...