Üstad'ın "İnsanlarla fazla münasebet, iflas alametidir. Onun için buralarda (Barla’da) fazla kişilerle görüşmüyorum.” ifadesini nasıl anlamak gerekir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Eskişehir'de mahkemeye verilmiştik"

"l934 senesinde Üstad Hazretleriyle birlikte l20 Nur Talebesi Eskişehir'de mahkemeye verildik. Benim mahkemem gayr-i mevkuf olarak devam etti. Beş altı ay açıkta kaldım. Daha sonra yine daireye girdim."

"Daha sonraki yıllarda Barla'ya Üstad'ın yanına ziyarete gidip, yanında iki gün kaldım. Bana: 'İnsanlarla fazla münasebet, iflas alâmetidir. Onun için buralarda fazla kişilerle görüşmüyorum.' dedi."(1)

Üstad Hazretlerinin bu ifadesini iki şekilde anlamak mümkündür:

Birincisi, Allah ve ahireti düşünmeyen insanlarla fazla içli dışlı olmak, yani onların tarzı hayatına fazlaca girmek, insanı iman ve ibadet açısından riske sokar. Günahları rahat-ı kalp ile işleyip yalan, hile, gıybet gibi şeyleri sıradan addeden bir çevreye fazlaca girmek, insanı manevi ve uhrevi açıdan iflasa sürükler. Yoksa sırf bu tarz insanlara imanı anlatmak amacı ile ya da salih insanlar ile iç içe bulunmak insanı iflasa sürüklemez, tam aksine insana sevap kazandırır. Günümüzde çarşı pazarın içler acısı hali, insani ilişkilerin dünyaya hizmet etmesi, içtimai ve siyasi hayatın ne kadar çirkin bir vaziyette olması meselemize gayet güzel bir levhadır.

İkincisi, bazı ruhi hassasiyetler dolayı insanlardan istinkaf etmek zaruri olabiliyor. Üstad Hazretlerinin misyonu Risale-i Nurların yazılması ve neşredilmesidir. Bu büyük misyon bazı adi ve basit hasletlerden tecerrüt etmeyi gerektiriyor. Nitekim eski zamanlarda bir çok kutup ve müceddid, vazifelerine tam hazırlanmak için bir müddet insanlardan mücerret bir şekilde dağda mağaralarda uzlete çekilmişlerdir. Tabi bu sürekliliği olan bir durum değildir. Üstad Hazretleri, hem Risale-i Nur'un yazılması döneminde hem de teveccüh-ü nastan kaçıp ihlas-ı etemmi temin etmek maksadı ile basit ve adi münasebetlerden kaçınmış, yüksek bir uzlet ve tecerrüde girmiştir.

(1) bk. Tanıyanların Dilinden, İsmail PERİHANOĞLU'NUN Hatıraları (Son Şahitler, I/126)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yükleniyor...