Block title
Block content

"Üstâdınız lâyuhtî değil... Onu hatâsız zannetmek hatâdır." Bu ifadeyi Nur talebeleri nasıl uygulayabilirler?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Aziz kardeşlerim, Üstâdınız lâyuhtî değil... Onu hatâsız zannetmek hatâdır. Bir bahçede çürük bir elma bulunmakla bahçeye zarar vermez. Bir hazinede silik para bulunmakla, hazineyi kıymetten düşürtmez. Hasenenin on sayılmasıyla, seyyienin bir sayılmak sırrıyla, insaf odur ki: Bir seyyie, bir hatâ görünse de sair hasenata karşı kalbi bulandırıp itiraz etmemektir. Hakaike dair mesâilde külliyatları ve bazan da tafsilâtları sünuhat-ı ilhâmiye nev'inden olduğundan, hemen umumiyetle şüphesizdir, kat'îdir. Onların hususunda sizlere bazı müracaat ve istişarem, tarz-ı telâkkisine dairdir. Onlar hakikat ve hak olduklarına dair değildir. Çünkü, hakikat olduklarına tereddüdüm kalmıyor."(1)

Bu paragraftan birkaç madde çıkarıp hizmet hayatımıza tatbik edebiliriz:

Birincisi, kendimizi kusursuz ve mükemmel görmeyeceğiz ve hizmet kardeşlerimize karşı daima mütevazı olacağız. Böyle olduğumuzda hizmetin akışı kolaylaşacaktır.

İkincisi, hizmette omuz omuza verdiğimiz kardeşlerimizin kusurlarını büyütüp, onun iyilik ve hasenatını örtecek bir boyuta ulaştırmayacağız. Bir kusurunu gördüğümüzde, hasenatlarını akla getirip ona tavır almayacağız ve diama af nazarı ile bakacağız.

Üçüncüsü, hizmette tek aklın değil, ortak aklın mükemmel olduğunun idrakine varacağız ve bu ortak akıl içinde aklımızı hadim ve hizmetçi yapacağız. Her bir Nur talebesinin aklı tek başına yetersiz kalabilir, ama akıllar kolektif olursa, o zaman kemal yakalanır. 

Dördüncüsü, hatasızlık Allah’a ait bir sıfattır. Bu sıfatı insanın üzerine alması hem çok tehlikelidir hem de mesleğimizin iki esası olan acz ve fakra zıttır. Nur talebeleri, her zaman kusurunun bilincinde olup daima kusursuz olan Allah’a sığınır ve bu bilinç ile hizmet eder.

(1) bk. Barla Lâhikası, (131. Mektup).

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: 131 | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1885 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

Nurun fedaisi

Aziz [izzetli, sevgili, dost, şerîf, nadir, çok nurlu, dinini dünyaya âlet etmeyen, sîreti temiz, manevî kudret ve kuvvet sahibi] kardeşlerim! Üstadınız lâyuhtî [hatasız, hata işlemez, yanılmaz] değil. Onu hatasız zannetmek hatadır.[Hatasız olmak ancak Peygamberlere mahsustur. Peygamberlerin haricinde kimse masum değildir. Evliyalar, asfiyalar, şehidler, âlimler de masum olamazlar. Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri bu ifadeleri ile kendisini hatasız görme temayülünde olan kimseleri uyarmaktadır. Ve bu vakıanın "hata" olduğunu belirtmiştir.] Bir bahçede çürük bir elma bulunmakla bahçeye zarar vermez. [Evet, lezzetli üzüm salkımlarının hâsiyetleri, kuru çubuğunda aranılmaz. İşte ben de öyle bir kuru çubuk hükmündeyim.(Mektubat)] [Bir bahçe ki içinde mutantan ve mükemmel erzak ve taamlar bulunuyor. Ama o muhteşem bahçede bir tane elma çürük olmuş. O çürük elma; o muhteşem bahçenin kemaline bir zarar verebilir mi? Elbette ki veremez.. Üstad Bediüzzaman Hazretleri, bu ifadeleri ile kendisini tenkid eden kimselere bir ihtarda bulunuyor. Ve kendilerine göre kusur addettikleri yerleri değil, istifadeye medâr kısmını almalarını istemektedir. Bu nazardan bakılması gerektiğini belirtmektedir.] [ "Âkıl odur ki: 
خُذْ مَا صَفَا دَعْ مَا كَدَرْ (duru olanı al. Bulanık olanı alma.) 
kaidesiyle amel eder, selâmet-i kalp ile gider." (Sözler) Bu ifadelerden de anlaşılacağı üzere Risale-i Nur eserlerini tenkid etmek için yapılan çalışma ve iftiralar, asılsız ve lüzûmsuzdur. Onun içindir ki Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, İşârâtü’l-İ’câz eserinde bir Şairden nakil olarak şu mısraları alıyor: " Evet, bir şairin dediği gibi 
لَوْ كُلُّ كَلْبٍ عَوٰى اَلْقَمْتَهُ حَجَرًا ٭ لَمْ يَبْقَ فٖى هٰذِهِ الْكُرَةِ اَحْجَارُ 
her üren [havlayan] kelbin [köpeğin] ağzına bir taş atacak olsan dünyada taş kalmaz." Bu nedenle her zaman için üren kelbler olacaktır. Çünkü Hz. Adem Aleyhisselâm Efendimiz'den bu yana tek bir dâvâ vardır. O da hak ile batılın mücadelesidir.] Bir hazinede silik para bulunmakla, hazineyi kıymetten düşürtmez.[Bediüzzaman Hazretleri önce kâinattan bahçe örneğini veriyor. Ve ardından bir hazine örneğini veriyor. Bu şekilde hazineyi ele alıyor. Hazinede silik para bulunmakla o hazine kıymetten düşmediği gibi benim de kusuratımı, Kur'ân-ı Hakîmin parlak ve müberhen bir i'caz-ı mânevîsinden çıkan Risale-i Nur ile rabtetmek o derece hamakattir. Çünkü Bediüzzaman Hazretleri’nin tabiriyle: " Risale-i Nur, Kur'an'ın has tefsiri olduğundan Kur'an'a bağlıdır. Kur'an ise arş-ı a'zama bağlıdır."(Barla Lâhikası)] {Barla Lâhikası}
İstifade etmemiz dileğiyle..

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...