Block title
Block content

"Vâhid-i Ehad, şu kâinat sarayında taklit edilmez sikkeleriyle, Ona mahsus hâtemleriyle, Ona münhasır turralarıyla, Ona has fermanlarıyla, bütün mevcudata damga-i vahdet koyuyor." cümlesinin geçtiği yeri izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ganiy-i Mutlak: Allah’ın sonsuz zenginlik sahibi olması ve  hiçbir şeye muhtaç olmaması anlamına geliyor. Diğer bir manası da fakirlik ona arız olamaz. Allah’ın sonsuz zenginliğine en büyük şahit ve ispat, şu içinde yaşadığımız kainatın uçsuz bucaksız genişliği ve içinde sayısız mahlukatın olmasıdır. Her şey onun mülkü ve eseri olduğu için, onun zenginliğinin en büyük delili ve alametidir.

Fatır-ı Zülcelal: Fatır, benzeri ve modeli bulunmayan şeyi yoktan yaratan demektir. Diğer bir manası da  harika ve  üstün san'atiyle yaratan, halkedici Allah demektir.

Evet, kainat ve içindeki her şey Allah’ın yoktan ve benzersiz olarak var ettiği sanat harikalarıdır. Yani Allah bir şeyi yaratırken kimsenin sanatını kopyalamaz ya da taklit etmez; onun eserleri ve sanatları özgün ve benzersizdir. Üstelik eserlerindeki incelik ve sanat öyle bir büyüklük ve azamettedir ki, bu manada onun Celal isminden geliyor. Celal, onun haşmet ve kibriyasına işaret eden bir isimdir. Kainatın benzersiz bir sanat olması Fatır ismine, azametli ve büyük olması da Celal ismine işaret ediyor.

Kainatın umumunda azamet ve kibriya ile tecelli eden isim ve sıfatlarına vahidiyet denir. Onun küçük bir modeli hükmünde olan cüz’ündeki tecelliyatına da ehadiyet denir.

Vahidiyet: Külli ve umumi bir tecelliyattır.  Ehadiyet ise, cüzi ve hususi bir tecelliyattır.

Bu hakikate, şöyle bir temsil ile bakabiliriz.

Büyük bir denizin üstüne, denizi ihata edecek kadar büyük harflerle kelime-i tevhit yazılsa, bu yazıyı okuyabilmek için, denizi kuşbakışı ihata edecek bir mevkie çıkmak lazımdır. Ama buna herkes tam güç yetiremeyeceği için, o yazıyı yazan zat, aynı manayı ve şekli ifade eden o yazıyı denizin damlalarına da yazıyor. Böylece her nazar sahibi o denizin umumu üstündeki yazıyı damlalar vasıtası ile okuyor. Sonra o denizin üstündeki haşmetli yazıya intikal ediyor. Yoksa, damla olmasa, o yazıyı okuması mümkün değildir.

İşte, deniz kainattır. O yazı ise Allah’ın isim ve sıfatlarının tecellisidir. Damla ve üstündeki aynı yazı ise, kainatın umumundaki o tecellilerin cüzündeki tecellisidir. Deniz, vahidiyeti; damla ise ehadiyeti temsil ediyor. Bütün nebatat veya umum çiçekler, vahidiyeti gösterir. Küçük ve tek bir çiçek ise, Ehadiyeti gösterir. Vahidiyet, azamet ve kibriya’yı temsil eder; ehadiyet ise, cemal ve şefkati temsil eder. Ferd ismi ise bütün bu manaları dairesine alan genel bir isimdir.

Mesela, bir serçe kuşunun rızkını, hangi isim tedarik ediyorsa, bütün, rızka muhtaç olan canlı mahlukatın rızkını da aynı isim tedarik ediyor. Rezzak isminin serçe kuşunun cüzi rızkını tedarik etmesine ehadiyet, bütün mahlukatın ve canlıların rızkını tedarik etmesine de vahidiyet diyoruz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...