Block title
Block content

"Ve bazı ehl-i mektebe, İslâmiyeti yalnız zevahir ve taklidî olarak, bir akide-i tıflâne ile fünunumuza kesbettiği meleke-i feylesofaneye karşı muhakeme ve mukabele etmekle vadi-i evham ve şukûka düştüklerinden, Kürdler maarif-i cedideden..." İzahı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Son dönem medrese ve tekkelerde İslam, taklidi ve yetersiz bir şekilde talim ettirildiği ve Kur’an ve hadislerin teşbihi ifadeleri, zahiri üzerine anlaşılıp, fen ilimleri ile çelişir gibi göründüğü için, mutaassıp Kürtler fen ilimlerini inancına bir düşman, dinine bir muarız olarak görüyor. Ve  bu zamanın eğitim ve fen anlayışından ürküyorlar ve onlara yabani kalıyorlar.

Halbuki İslam doğru ve hakiki fenle asla çelişip ters düşmez. Terslik ve çelişki bizim mutaassıp ve taklidi olan din anlayışımızdadır. Yoksa işin hakikatinde hakiki İslam anlayışı ile hakiki fen asla ve kata çelişmez ve çatışmaz.

Üstad Hazretleri bu hususu şu şekilde hülasa ediyor:

"YEDİNCİ ASIL: Pek çok teşbih ve temsiller bulunuyor ki, mürur-u zamanla veya ilmin elinden cehlin eline geçmesiyle hakikat-i maddiye telâkki ediliyor, hataya düşer. Meselâ, "Sevr" ve "Hut" isminde ve âlem-i misalde sevr ve hut timsalinde, berrî ve bahrî hayvânat nâzırlarından iki melâiketullah, adeta bir koca öküz ve cismanî bir balık zannedilerek hadîse ilişilmiş."

"Hem meselâ, bir vakit huzur-u Nebevîde derin bir ses işitildi. Resul-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etti ki: "Bu gürültü, yetmiş senedir yuvarlanıp, tâ ancak bu dakika Cehennemin dibine düşen bir taşın gürültüsüdür." İşte bu hadisi işiten, hakikate vasıl olmayan, inkâra sapar. Halbuki, yirmi dakika o hadisten sonra kat'iyen sabittir ki, biri geldi, Resul-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâma dedi ki: "Meşhur münafık yirmi dakika evvel öldü." Yetmiş yaşına giren o münafık, Cehennemin bir taşı olarak, bütün müddet-i ömrü tedennîde, esfel-i sâfilîne, küfre sukuttan ibaret olduğunu, gayet beliğane bir surette, Resul-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm beyan etmiştir. Cenâb-ı Hak, o vefat dakikasında o sesi işittirip ona alâmet etmiştir."(1)

(1) bk. Sözler, Yirmi Dördüncü Söz, Üçüncü Dal.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...