"...Ve beraber gelen herbir taifesi, müstakil olarak uzak bir yerden ve gayet ciddî ve ehemmiyetli bir muhaberenin tek tek, kısa kısa bir surette geldiğinin nişanı var..." cümlelerini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Evet, Kur'ân'ın âyetlerine insafla dikkat edilse görünüyor ki, sair kitaplar gibi bir iki maksadı takip eden tedricî bir fikrin silsilesine benzemiyor. Belki, def'î ve âni bir tavrı var. Ve ilka olunuyor bir gidişatı var. Ve beraber gelen her bir taifesi, müstakil olarak uzak bir yerden ve gayet ciddî ve ehemmiyetli bir muhaberenin tek tek, kısa kısa bir surette geldiğinin nişanı var. Evet, kâinatın Hâlıkından başka kim var ki, bu derece kâinat ve Hâlık-ı Kâinatla ciddî alâkadar bir muhabereyi yapabilsin? Hadsiz derece haddinden çıkıp Hâlık-ı Zülcelâli kendi keyfiyle söyleştirsin, kâinatı doğru olarak konuştursun?"(1)

Yani ayetlerin geliş şekilleri ve konuya hâkim ve vakıf tavırları, insan mahsulü olmadığına, aksine insanların âleminden uzak ve münezzeh bir makamdan geldiğine işaret ediyor. Her bir ayet alelacele hazırlanıp sun’i bir ısmarlama şeklinde değil, hususî ve kuşatıcı mânâ derinliği ve vukufiyeti ile nerden ve hangi kaynaktan geldiğine işaret ediyor. Bu mânâlara dikkatle bakanlar ayetlerin çıktığı ve geldiği yeri rahatlıkla görüp teslim eder.

İnsanlar ancak kendi gibi insanları taklit edebilir, hatta çok zaman bu da mümkün olmaz. Zira basit bir çoban harika bir komutanın tavrını insanları yüzde yüz aldatmak sureti ile taklit edemez; hemen kendini ele verir. Ayetlerin üstünde ve mânâ derinliğinde, onların İlîhî olduğunun mührü vardır. Beşer bunları taklid edemez.

(1) bk. Sözler, Yirmi Beşinci Söz, Birinci Şule.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...