Block title
Block content

"Ve bilhassa zîhayattan insanın mahlûkiyeti arkasında gayet âşikâr bir tarzda o mânevî teşahhus, o kudsî taayyün, sırr-ı tevhidle, imanla müşahede olunur." cümlesini nasıl anlamalıyız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ve bilhassa zîhayattan insanın mahlûkiyeti arkasında gayet âşikâr bir tarzda o mânevî teşahhus, o kudsî taayyün, sırr-ı tevhidle, imanla müşahede olunur. Çünkü o teşahhus-u ehadiyetin esasları olan ilim ve kudret ve hayat ve sem' ve basar gibi mânâların hem numuneleri insanda var; o numunelerle onlara işaret eder. Çünkü, meselâ, gözü veren Zat, hem gözü görür, hem ince bir mânâ olan gözün gördüğünü görür, sonra verir."

"Evet, senin gözüne bir gözlük yapan gözlükçü usta, göze gözlüğün yakıştığını görür, sonra yapar. Hem kulağı veren Zat, elbette o kulağın işittiklerini işitir, sonra yapar, verir. Sair sıfatlar buna kıyas edilsin."(1)

Teşahhus ve taayün, kelime olarak somutlaşmak ve belirgin halde olmak anlamına gelir. İnsan, somut ve belirgin olan şeyleri anlamak ve ona itaat etmekte zorluk çekmez.

Mesela; bir polis, bir adamı, sürekli bir şekilde takip etse ve her yerde o adamın ensesinde nefesini hissettirse, o adam suç ve kabahat işleyemez. Zira o polis, somut ve belirgin bir şekilde o adamın yanında hazır ve nazır duruyor, bu da o adam üstünde müthiş bir baskı ve kontrol oluşturuyor. Ama polis mücerret ve müphem olarak, yani soyut ve belirsiz bir şekilde adamı takip etse ve adam da bunu fark etmese, her kabahat ve suçu işleyebilir.

İşte kuvvetli iman ve tevhit, Allah’ın insan üzerindeki kontrol ve terbiyesini ve onun huzurunda olduğunu somut ve belirgin hale getiriyor. Tabiri caiz ise; Allah’ın nefesinin ensemizde olduğunu bize gösteriyor. Teşahhus ve taayyün, sanki, Allah elimi uzatsam dokunacak bir mesafede gibi beni murakabe ediyor, demektir.

İşte insana bu hissi veren, tevhit ve imandaki ehadiyettir. Yani; Allah nasıl vahidiyet noktasından, her şeyin yanında hazır ve nazır ise, ehadiyet noktasından da her ferdin ve cüz'ün yanında, adete somut ve belirgin bir şahıs gibi, bir polis gibi, hazır ve nazırdır.

Ayet ve hadislerdeki teşbih de bu manaya işaret eder. İnsanın aleminde, Allah’ın Rububiyet ve Uluhiyeti teşbihi ifadeler ile somut ve belirgin hale getiriliyor.

Bir noktaya dikkat etmek gerekir ki, o da Allah’ı mahlukata ve somut şeylere benzetmemektir. Burada teşahhus ve taayün eden, somut ve belirgin hale gelen Allah’ın Zatı değil, Rububiyet ve sıfatlarının tecelliyatıdır.

(1) bk. Şualar, İkinci Şua, Birinci Makam.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...