"Ve bu kasem gösteriyor ki, şecere-i kâinatın en geniş dairesi ve en müntehâsı ve nihâyâtı ve teferruatı dahi Zât-ı Vâhid-i Ehad’in kudretiyle ve iradesiyledir." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Burada asıl vurgulanan husus, zerrelerden seyyaratlara kadar her şeyin tasarruf ve tedbiri Allah’ın elindedir, manasıdır. Kainatta en büyük şeyden, ta en küçük şeye kadar her şey onun tasarruf ve Rububiyeti dahilindedir. İşte Peygamber Efendimiz (asm) yemininde bu hususu vurguluyor. Yani "Nefsimi kudret elinde tutan Allah’a yemin olsun." derken nefisten, zerrelere, zerrelerden gezegenlere, gezegenlerden galaksilere her şey onun irade ve kudret avucundadır, şeklinde tevhidi hakikiye işaret ediyor.

Zerre, küçüklüğü ile Allah’ın ilim ve kudret nazarından saklanamaz, güneş de büyüklüğüne güvenip Allah’ın Rububiyet dairesinin haricine çıkamaz. Böyle olunca, "Benim nefsime ne oluyor ki serkeşlik edip itaat ve ibadet dairesine girmiyor." diye anlamamız gerekir.

Allah’ın terbiye ve idaresinin adı olan Rububiyet’inin dairesinden hiçbir şey hariç değildir. Biz de kendi alemimizde bu Rububiyeti görüp, ona iman ve ibadet ile biat etmeliyiz. Buradan da bütün mahlukata intikal edip, Allah’ın Rububiyeti’ni geniş dairede okumalıyız. Kainatın umumunda görünen tedbir ve idare, yani Rububiyet’i İlahi vahidiyet ile izah ediliyor. Kainat içinde bir cüz olan nefisteki tedbir ve idare de ehadiyet ile izah ediliyor. Biz ehadiyetten, yani nefisimizde tecelli eden tevhitten vahidiyete, yani kainatın umumunda tecelli eden tevhide intikal etmeliyiz.

İşte Allah Resulünün nefsi üzerine yaptığı kasem bu usul iledir, biz de bu usul ile hareket etmemiz gerekir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...