Block title
Block content

"... Ve bütün ulûm-u hakikiyenin esası ve madeni ve nuru ve ruhu marifetullahtır ve onun üssü'l-esası da iman-ı billâhtır." Bu paragrafı izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Demek, hayvanın vazife-i asliyesi, taallümle tekemmül etmek değildir; ve marifet kesbetmekle terakki etmek değildir; ve aczini göstermekle medet istemek, dua etmek değildir. Belki vazifesi, istidadına göre taammüldür, amel etmektir, ubûdiyet-i fiiliyedir.(...)"

"Demek, insan bu âleme ilim ve dua vasıtasıyla tekemmül etmek için gelmiştir. Mahiyet ve istidat itibarıyla her şey ilme bağlıdır. Ve bütün ulûm-u hakikiyenin esası ve madeni ve nuru ve ruhu marifetullahtır ve onun üssü'l-esası da iman-ı billâhtır."(1)

Allah, insanın fıtratına, tarlaya tohumun ekilmesi gibi bir çok kabiliyet ve istidatları ekmiş. Ta ki bu kabiliyetler ilim ve ibadet vasıtası ile inkişaf ederek gelişip büyüsün ve Allah’ın isim ve sıfatlarına güzel bir takvim ve parlak bir ayna olsun. Allah, insanın fıtratına ekilen bu kabiliyetlerin inkişaf etmesini de ilme bağlamış. İnsan ilimde terakki ettikçe, mahiyetinde gizli ve açılmayı bekleyen şeylerde beraberinde terakki edip izhar ve ilan oluyor.

Mesela, maddi ilimler noktasından tıp ilminin inkişaf etmesi ile insanın bedenindeki o harika sanatlar ve incelikler açığa çıkıp, sanatkarı olan Allah’ı takdis ve tazim ediyor. İnsan bu tıp ilminin çıkardığı harika sanatları iman ve marifet iksiri ile gözlemlerse, o zaman tıp ilmi bir cihetle hakiki ve maksut bir ilme dönüşüyor ve Allah’ın şafi ismi başta olmak üzere, bir çok ismine güzel bir takvim ve ayna oluyor. Tıp ilminin esası ve hakikati Allah’ın isimleridir, lakin bu hakikat ve esas ancak iman ve marifet gözlüğü ile görülebilir.

Bütün maddi ve manevi ilimlerin hepsi Allah’ın bir ismine veya bir çok isimlerine açılan pencereler hükmündedir. Bu ilimlerin iksiri ve motoru da iman ve marifettir, yani Kur’an’ın ders verdiği şekilde o ilimlere bakıp o ilimleri doğru ve hidayet süzgeci ile süzebilmektir. Yoksa felsefi bir bakışla o maddi ve manevi ilimlerin altında duran Allah’ın isimleri görülmez, gizlenir. Böylece ilimlerin esası ve hakikati olan iman ve marifet insan mahiyetinde ne görünür ne de inkişaf eder.

Özet olarak, kainatın bütün maksat ve vasıtaları hep iman ve marifete yönelmiş, ona bakıyor her şey imanın ve marifetin  anlaşılması ve yaşanması için tasarlanmış. Öyle ise ilimlerin ilimi ve bu ilimlerin gerçek gayesi iman ve marifettir. İman ve marifeti bilmeyen birisi bütün kevni ilimleri bilse de esassız ve hakikatsizdir.(1) bk. Sözler, Yirmi Üçüncü Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...