Block title
Block content

"Ve gecede teheccüd ise, kabir gecesinde ve Berzah karanlığında ne kadar lüzumlu bir ışık olduğunu bildirir, ikaz eder..." Bu cümledeki "teheccüt" ile "kabir" arasındaki ilişkiyi izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Geceleyin secde ederek ve ayakta durarak boyun büken, ahiretten çekinen, Rabbin rahmetini dileyen kimse inkar eden kimse gibi midir?"(Zümer, 39/9)

"Onlar gecelerini Rableri için kıyama durarak ve secdeye vararak geçirirler.  Ve şöyle derler: Rabbimiz! Cehennem azabını üzerimizden sav. Doğrusu onun azabı gelip geçici değil, devamlıdır.” (Furkan, 25/64)

"Teheccüd" nimetlere karşı büyük bir şükür, kabir ve cehennem azabına karşı bir zırhtır.

Gece namazı, Allah’ın sevgisini kazandırır, insanı faziletli kılar, manevî zevklerin kaynağıdır, acı ve felâketlerden korur, bedenin şifasıdır, ruhî ve kalbî terakkiye vesiledir. Üstadımızın ifadesiyle, “kabir gecesinde ve berzah karanlığında ne kadar lüzumlu bir ışık”tır.

Teheccüdün vakti, karanlığın ve gecenin en derin anıdır; bu haliyle kabre benziyor, yani herkes yatmış ve âdeta cansız bir vaziyette iken, sen kalkmışın Allah’a dua edip Allah’ı zikrediyorsun. Allah elbette bu ameline mükafat olarak kabrini nurlu ve güzel kılar demektir.

Beş vakit namazın vakitleri, bir değişime işaret ediyordu, teheccüd namazının vakti de karanlık kabri anımsatıyor. Teheccüd namazı da bu kabri aydınlatan ışık oluyor. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Dördüncü Nükte | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1320 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...