Block title
Block content

"Ve insan denilen şu küçük âlem de Onun ibdâıdır. Biri inşâsı, diğeri binâsıdır. Biri san’atı, diğeri sıbgasıdır. Biri nakşı, diğeri ziynetidir. Biri rahmeti, diğeri nimetidir. Biri kudreti, diğeri hikmetidir." bu paragrafın cümlelerini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Öyle bir Allah'a hamd, medih ve senâlar ederiz ki, şu âlem-i kebir Onun icadıdır. Ve insan denilen şu küçük âlem de Onun ibdâıdır. Biri inşâsı, diğeri binâsıdır. Biri san'atı, diğeri sıbgasıdır. Biri nakşı, diğeri ziynetidir. Biri rahmeti, diğeri nimetidir. Biri kudreti, diğeri hikmetidir. Biri azameti, diğeri rububiyetidir. Biri mahlûku, diğeri masnûudur. Biri mülkü, diğeri memlûküdür. Biri mescidi, diğeri abdidir. Evet, bütün bu şeyler, eczasıyla beraber Allah'ın mülkü ve malı olduğu, i'câzvâri sikke ve mühürleriyle sâbittir."(1)

İnşa, bir şeyin yapılmamış ama yapılma sürecindeki halidir. Bina (ibda) ise inşaatın bitmesi ve neticeye ulaşılmış halidir. Kainat insanla tamamlanan bir inşaat gibidir. İnsan ise kainatı tamamlayan bir bina gibidir. Zaten konunun devamındaki mukayeseler meseleyi açıp, netleştiriyor. Yani  kainat binası insan ile tamamlanan bir inşaat gibidir. İnsanın yaratılıp kainata yerleştirilmesi ile kainat tamam edilmiş oluyor.

Sanat ile sıbga, nakış ile zinet arasında da benzer bir mana vardır. Sanat, eserin taslağı; sıbga ise o taslağın  en son ve en güzel halidir. Zira bir esere en son olarak boya(sıbga) vurulur. Nakış da hakeza sanat gibi, eserin gövdesi, zinet ise o gövdenin estetik bir değere kavuşturulması anlamındadır.

Kainat insana sunulan bir rahmet iken, insan kainata sebep ve netice olması ile nimet oluyor. Tıpkı ağaç ile meyve gibi. Ağaç rahmet, meyve ise nimettir.

Kainat kudret harikasıdır; insan ise hikmet harikasıdır. Kainat kudreti ilan edip gösterirken, insan ise hikmeti gösterip ilan eden bir levha gibidir. Dev galaksileri sapan taşı gibi döndürmek kudretin harikalığına işaret ederken, küçücük et parçası olan dilin bütün yiyecek ve içecekleri tadıp tartması hikmetin bir harikasıdır.

Kainat, büyüklüğü ile Allah’ın azamet ve kibriyasını gösterirken, insan harika beslenmesi ve terbiyesi ile Allah’ın rububiyetini gösterip ilan eder.

Kainat Allah’ın mahluku, insan ise harika bir sanatıdır. İnsan belki kainata nispetle küçük olabilir, ama sanat noktasından kainatın umumundan daha mükemmel ve daha harikadır. Evet insanın gözündeki sanat semadan geri kalmaz.

Kainat Allah’ın mülkü ve serveti iken, insan ise Allah’a iman ve ibadet etmekle mükellef  bir köle bir kuldur.

Kainat bir mescit, insan ise bu mescitte ibadet ile mükellef bir kuldur.

(1) bk. Mesnevî-i Nuriye, Zeylü'l-Hubâb.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...