Block title
Block content

"Ve keza, cumhur-u mü’minîn ve muvahhidînin o kelimât-ı mübarekeden kalben zevk ettikleri mâ-i hayatı ve şarâb-ı cenneti, sen de o mukaddes maşrabalardan içersin." Her insanda bu kalbi zevkin potansiyel olarak varlığına mı dikkat çekiliyor, izahı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ve keza, cumhur-u mü’minîn ve muvahhidînin o kelimât-ı mübarekeden kalben zevk ettikleri mâ-i hayatı ve şarâb-ı cenneti, sen de o mukaddes maşrabalardan içersin." (1)

Nasıl namazın çekirdekten ağaca kadar bir çok kalite aşamaları ve mertebeleri varsa, diğer ibadet ve zikirlerin de böyle mertebe ve aşamaları vardır. Bir avamın namazı ile bir velinin namazı arasında çok fark var. Bunun gibi, tesbihat ve diğer ibadetlerde de insanların iman ve tefekkür gücüne göre çok farklı mertebe ve aşamaları vardır.

Risale-i Nurlar insana tahkiki imanı ve tefekkür gücünü verdiği için, Eşhedü en lâ ilâhe illâllah ve Muhammedün resulullah ve "Elhamdü lillâh" gibi mübarek kelimeleri daha tahkiki bir şekle sokuyor. Yani insanın iman ve tefekkür gücü ne kadarsa, ibadetleri de o nispette olur demektir. Öyle ise ibadetlerimizin kalite ve mertebesini artırmak istiyor isek, iman ve tefekkür gücümüzü arttırmamız gerekir. Bu zamanda bunun bir yolu da Risale-i Nurlar ile çok meşgul olmaktan geçer.

Potansiyel olarak her Müslüman bu seviyeye adaydır.

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Hubâb

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...