Block title
Block content

"Ve keza dünyanın iki yüzünü gördüm: Bir yüzü: Az çok zâhirî bir ünsiyet, bir güzelliği varsa da, bâtını ve içi daimî bir vahşet ile doludur. İkinci yüzü: Filcümle zâhiren vahşetli ise de, bâtınen daimî bir ünsiyetle doludur. Kur'an-ı Azîmüşşan, nazarları âhiret ile muttasıl olan ikinci veche tevcih eder. Birinci vecih ise âhiretin zıddı olup ademle muttasıldır." izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Dünyanın bir yüzü, gençlik, sıhhat, eğlence, servet, makam, zevk ve safa gibi nefsin hoşuna giden şeylerle bezenmiştir. Diğer yüzü ise, ibadet, gayret, yorulma, ihtiyarlık, hastalık gibi nefsin hoşuna gitmeyen  şeylerle doludur.

Nefis, dünyanın zahiri güzelliklerini ve menfaatlerini görüp onunla ünsiyet eder, onu güzel görür. Dünyanın dış yüzündeki bu güzellik, insanı gaflete düşürüp  ahiretini unutturursa o güzelliklerin akıbeti  vahşet olur. Yani, onlar kısa bir süre sonra insanı terk edip giderler ve kabir aleminde birer azap vesilesi olurlar.

Dünyanın ikinci yüzü nefsin hoşuna gitmese de kalp ve ruh bu ikinci yüzle ünsiyet ederler. Ondan faydalanmak ve ahiretleri  namına kazançlar elde etmek isterler.

Bu yüz ahiretle muttasıldır, yani onun güzel neticeleri ahirete gider, orada ebedî bir saadete inkılap ederler. Kur’an-ı Kerim, insanların nazarlarını dünyanın fani ve zararlı yüzünden, baki ve faydalı yüzüne çevirir. Meselâ, nefis sadece kendi zevki ve rahatı uğruna ölçüsüz harcamalar yapmak isterken, Kur’an- Azimüşşan israfı haram, zekatı farz kılmakla kalbe ve ruha  en faydalı bir yolu gösterir.   Zevk ve safa ademle muttasıldır, yani yokluğa komşudur, ona varır. Yardım etme ve sadaka verme ise ahiretle muttasıldır, güzel meyvelerini o âleme gönderir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Katre | Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 791 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...