Block title
Block content

"Ve keza, kâinat sahifesinde bir inayet-i tâmme parlıyor. Bu inayet, tazammun ettiği hikmet, lütuf, tahsin sıfatlarıyla, bir Hâlık-ı Kerîmin vücub-u vücuduna delâlet eder. Çünkü in’am ve ihsan, mün’im ve muhsinsiz olamaz." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kainatı incelediğimizde her tarafı kuşatan mükemmel bir ihsan, ikram ve lütuf faaliyetinin olduğunu görüyoruz.

Allah kainatta her şeyi anlamlı, faydalı ve estetik olarak yaratmış. İnsan ne tarafa baksa, bir ihsan bir ikram bir lütuf ile karşılaşıyor. Bu kadar ikram ve lütuflar da bir ihsan edenin bir ikram edenin varlığına işaret ediyor.  

Mükellef bir sofra kurulmuş ise, o sofranın bir kuranı bir de ikram edeni olur. Kainat âdeta koca bir sofra gibi dizayn edilmiş; bu sofrada sayısız ihsan ve ikramlar bulunuyor ve herkes de bu ihsan ve ikramlardan istifade ediyor. Öyle ise "Bu kainat sofrasının kurucusu ve ikram edicisi kimdir?", diye üzerinde düşünmek ve tefekkür etmek gerekiyor.

Nasıl bir fiil failine delil ise, kainat sofrasında sergilenen ihsan ve ikramlar da Muhsin ve Kerim bir zata işaret eder, belki onun varlığını kati bir şekilde ispat eder...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...