Block title
Block content

"Ve keza, zalimlerin tasallutu ve belaların nüzulü, bazı hususi dualara vakittir. Bu vakitler baki kaldıkça, o namazlar, o dualar yapılır." cümlesini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Burada; her bela ve musibet için ayrı ve özel bir ibadet tanımı yoktur. Genel ve mutlak bir anlamda, insan bela ve musibetler hengamında, ibadet ve dua ile Allah’a iltica etmek ile mükelleftir. Bu musibetlerin bazıları için Peygamber Efendimiz (asv) bazı özel dua ve ibadetler tahsis emiştir; lakin her musibet ve bela için ayrı ve özel bir dua ve ibadet tahsis edilmemiş, bu insanın kendi irade ve idrakine havale edilmiştir.

Mesela; yağmursuzluk, yağmur duasının vaktidir. Ay ve güneş tutulmaları husuf ve küsuf namazlarının vaktidir. Küsûf namazı, mukîm veya misafir olsun, beş vakit namazla yükümlü olan erkek ve kadınlar için meşrûdur. Çünkü küsûf ve husûf namazında Rasûlüllah (s.a.s)'in uygulaması böyle olmuştur. Bu namaz ezan ve kametsiz kılınır. Bir münâdî sadece "essalâtü câmia = namaz toplayıcıdır" diye seslenir. Cemaatle veya tek tek, gizli veya açık okunarak, hutbeli veya hutbesiz kılınması mümkün ve caizdir. Ancak bu namazın mescidde ve cemaatle kılınması daha fazîletlidir.

Deprem, fırtına, yıldırım düşmesi, şiddetli yağmur, dolu, kar ve salgın hastalık gibi felâket zamanlarında, cemaatsiz olarak, diğer namazlar gibi iki rek'at namaz kılmak mendub'tur. Burada küsûf namazına kıyas yapılmıştır.(Zeylaî, Nasbu'r-Râye, II, 234, 235)

Ayrıca diğer musibet ve belalar zamanında, hangi dualar ve ibadetlerin yapılacağını fıkıh ve hadis kaynaklarından öğrenebiliriz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...