"Ve keza, zehebe'nin harf-i cer olan "be" ile beraber gelmesinden anlaşılıyor ki, müsebbebat esbaptan ayrıldığı zaman başıboş bırakılmaz, yine bir nizam altına alınır. Çünkü "beraberce götürmek" manasını ifade eder..." Açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ve keza, ذَهَبَ ’nin harf-i cer olan ب ile beraber gelmesinden anlaşılıyor ki, müsebbebat esbaptan ayrıldığı zaman başıboş bırakılmaz, yine bir nizam altına alınır. Çünkü ذَهَبَ بِهِ “beraberce götürmek” mânâsını ifade eder. Beraber götürülen bir şey sahipsiz, başıboş bırakılmaz."(1)

Allah kainatta icraat ve fiillerini sebep sonuç üzerine icra ediyor. Her müsebbeb bir sebebe bağlanmış ve onun eli ile takdim ediliyor. Hal böyle olunca, çok insanlar gaflet gözlüğü ile sonucu sebepten bilmişler ve sebebe perestiş etmişler. Sebep ile sonuç arasında yakınlık bağı onları aldatmış. Halbuki kainattaki bütün sebepler toplansa, basit bir sonucu icat etmekten aciz ve fakirdirler. Sebebin acizliği ve basitliği perdesinde Allah’ın sonsuz ilim, irade ve kudreti parlak bir şekilde görünürken, insanlar bunu gaflet sebebi ile göremiyorlar ve o sonucu sebepten biliyorlar.

Neticenin sebepten azledilmesinden sonra, zihin neticeyi başka bir sebebe verme ihtiyacı hisseder ki, bu sebep Allah’tır. Zira netice ortada iken, onu icat eden bir sebebin olmaması kabil değildir. Madem maddi sebepler o neticeyi icat edemezler, öyle ise o neticenin hakiki sebebi kudret-i İlahidir. Sebep ile netice arasındaki bu zaruri gereklilik bağı tevhidin en büyük ispatıdır.

(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Bakara Suresi 19 ve 20. Ayetlerin Tefsiri.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...