"Ve nev-i beşerin yedinci tabakası ve en yüksek taifesi ise semavat-ı seb'ayı, âlem-i şehadete münhasır görmüyor. Belki avâlim-i uhreviye ve gaybiye ve dünyeviye ve misaliyenin birer muhit zarfı ve ihatalı birer sakfı olan yedi semavatın var..." İzah?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Fikri ulvi ve yüksek olan alimler, "yedi sema" tabirinden ahirete ait alemleri de içine alan geniş ve kuşatıcı tabakaları anlıyorlar. Yedi sema tabakasını şu içinde yaşadığımız maddi alemler ile sınırlı görmüyorlar.

Mesela, bütün kainatı bir tabaka olarak gördükten sonra, daha bunun gibi hatta bundan da azametli altı tabakanın varlığını anlıyorlar. Her bir tabaka bir altına göre büyüyerek ve genişleyerek gidiyor. Bütün kainat, bütün yıldız ve galaksileri ile birlikte bir tabaka oluyor ve diğer altı tabakanın yanında gayet küçük ve basit kalıyor.

Bu açıdan bakıldığında, Allah’ın azamet ve kibriyasının sonsuz olduğu ve bu sema tabakalarının da bu sonsuzluğa uygun bir tecelli olduğu anlaşılıyor.

Bu husus hadiste şu şekilde vurgulanıyor:

“Yâ Eba Zer! Yedi göğün Kürsî'ye olan nispeti, ancak geniş düzlük bir arazide (bir çölde) bırakılmış bir halka gibidir. Arşın Kürsî'ye büyüklüğü / üstünlüğü ise, bu geniş düzlük arazinin halkaya olan büyüklüğü, üstünlüğü gibidir."(1)

(1) bk. Taberî, Kurtubî, İbn Kesir, Ayete’l-Kürsî tefsiri; Beyhaki, Esma ve’s-Sıfat, h. no:861,862; Kenzu’l-Ummal, h. no:44158.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...