"Ve o meyvenin çekirdeği olan insanın kalbi dahi, Sâni'-i Kâinat'ın en münevver ve en câmi' bir âyinesidir." Kalbin gözü ile esma cilvesini seyir değil de kalbin kendisinin esma tecellisine ayna oluş keyfiyetini nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ve o meyvenin çekirdeği olan insanın kalbi dahi, Sâni-i Kâinatın en münevver ve en câmi’ bir âyinesidir. İşte şu hikmettendir ki, şu küçücük insan, neşir ve haşir gibi muazzam inkılâplara medar olmuş kâinatın tahrip ve tebdiline sebep olur. Onun muhakemesi için dünya kapısı kapanıp âhiret kapısı açılır."(1)

Kainatın safahatı, kainat içinde bulunan birbirinden farklı alemler demektir. Ve bu alemlerin her birinde Allah’ın isim ve sıfatları tecelli ediyor. Hatta her bir alemde, bir isim öne çıkıp, kendini haşmet ile o alemde sergileyip gösteriyor.

Kainat ve bu alemler hem çok büyük, hem de dağınık olduğu için, akıllar bu alemi tek başına kuşatamıyor. Bu yüzden Allah insana öyle bir mahiyet ve kalp vermiş ki; bu alemlerde tecelli eden her bir ismin küçük bir merkezi ve bir ucu, bu kalp ve mahiyet-i insanda temerküz etmiş, yani merkezileşmiş.

Bu sebeple insanın kalbi, kainatın küçük bir özeti, özlü bir sayfası niteliğindedir. Yani kainat küçültülse kalb-i insan, kalb-i insan büyütülse kainat önemindedir. Bu yüzden kalb-i insan, nazargah-ı İlahidir. Hatta bir kudsi hadiste şöyle denilmiştir:

Ben yere göğe sığmadım, ancak mü'min kulumun kalbine sığdım.”(2)

Çekirdek içindeki ince program itibarı ile nasıl ağacın latif bir özeti ise, insanın kalbi de aynı çekirdek gibi, kainatın latif ve nurani bir özeti, bir çekirdeği mesabesindedir. Yani kainat ağaç ise, insanın kalbi de bu ağacın çekirdeği gibidir.

Kalbin gözü ile esma cilvesini seyir değil de kalbin kendisinin esma tecellisine ayna oluş keyfiyeti: Kalp hem kendi mahiyeti itibarı ile tefekküre şayan bir tecelligah olduğu gibi, hem de kainattaki tecellileri anlamaya ve okumaya yarayan bir dürbündür. Bu yüzden kalp hem okunacak bir sayfa, hem de kainatı okutacak bir gözlüktür. Her ikisini de nazardan kaçırmamak gerekir...

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Otuz İkinci Söz, İkinci Mevkıf.

(2) bk. El-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ II/165; İmam ı Gazâlî, İhyâ-u Ulûmiddîn, III/14.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...