Block title
Block content

"Ve o resm-i geçitten maksud olan neticeler alındıktan sonra,.." Resmigeçit nöbetlerinden maksut olan neticelerin neler olduğu hususunda açıklama yapabilir misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Nurlarda mahlukatın yaratılış gayeleri anlatılırken, birinci olarak Cenâb-ı Hakk’ın, kendi mahlukatını bizzat müşahede etmesi nazara verilir. Bu gayenin uzun zaman, belki zaman istemediği, zamandan münezzeh olan Allah’ın nazarına bir an görünmelerinin kâfi geleceği beyan edilir.

İkinci olarak bu eserleri başka mahlukların, özellikle meleklerin, insanların ve ruhaniyatın seyretmeleri zikredilir.

Öte yandan, dünyanın mahiyeti anlatılırken üç ana madde üzerinde durulur: Birisi, dünyanın esma-i İlâhîyeye ayna olması, ikincisi ahirete tarla olması, üçüncüsü ise ehl-i hevesatın isteklerinin tatmin yeri olması.

Dünyadan meşru dairede faydalanmak, dünya lezzetlerini tadarak şükretmek ilk bakışta üçüncü maddenin meşru bir şekli gibi görünürse de, esas olarak, ikinci maddeye dahildir. Dördüncü Söz’de beyan edildiği gibi,

“Hem, namaz kılanın diğer mübah dünyevî amelleri, güzel bir niyet ile ibâdet hükmünü alır. Bu sûrette bütün sermâye-i ömrünü âhirete mal edebilir. Fânî ömrünü bir cihette ibkâ eder.”

İşte bu resmigeçitlerde hem İlâhî isimler tecelli etmekte, hem bu dünya hayatı ahiret namına güzel ve yüksek neticeler vermekte, hem de bu manzaralar Levh-i Mahfuz'da, âlem-i misâlde kaydedilmektedir.

İnsanlar bu resmigeçidin her safhasında ya cennet yahut cehennem namına bir şeyler yapmakta, her an dünyadan ahiret âlemine sayısız neticeler gönderilmektedir.

Konuşmalar ve bakışlar ya helaldir ya haramdır. Fikirler ya doğrudur ya yanlıştır. İnançlar ya haktır ya batıldır. İşte dünya hayatı, özellikle insanlar hakkında böyle binlerce farklı yollardan ya cennete veya cehenneme mahsul göndermektedir.

Hayvanların tespihleri, fıtrî ibadetleri de ahiret namına meyve vermekte ve konunun devamında, bu ibadetlerin mükâfatı olarak o hayvanlara ebedî âlemde ruhanî lezzetler ve manevî ücretler verileceği beyan edilmektedir.

“Herbir zîhayat, meselâ bu süslü çiçek ve şu tatlıcı sinek, öyle manidar, İlahî, manzum bir kasideciktir ki, hadsiz zîşuurlar onu kemal-i lezzetle mütalaa ederler. Ve öyle kıymetdar bir mu'cize-i kudrettir ve bir ilânname-i hikmettir ki, Sâni'inin san'atını nihayetsiz ehl-i takdire cazibedarane teşhir eder. Hem kendi san'atını kendisi temaşa etmek ve kendi cemal-i fıtratını kendisi müşahede etmek ve kendi cilve-i esmasının güzelliklerini âyineciklerde kendisi seyretmek isteyen Fâtır-ı Zülcelal'in nazar-ı şuhuduna görünmek ve mazhar olmak, gayet yüksek bir netice-i hilkatidir.”(Şuâlar, İkinci Şua, Birinci Makam)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 3.506
Word indir Pdf indir
Paylaş

BENZER SORULAR

Yükleniyor...