Block title
Block content

"Ve saltanatı rububiyetinde teşkil ettiği devairi tedbir ve icadda ve o dairelerde birer arşı rububiyet ve birer merkezi tasarrufa medar olan bir sema tabakasında gösterdiği asarı rububiyeti..." cümlesinin izahını yapar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu cümleyi iki şekilde anlamak mümkündür. Birisi, isimlerin tecelli arşlarıdır. Arş, burada isim ve sıfatların kendini en parlak bir şekilde gösterip sahnelediği alan ve yer anlamındadır. Bu yüzden Allah’ın her isim ve sıfatının bir arşı, bir sahnesi vardır. O arşta o sahnede baş aktörlük  o isim ve sıfatındır.

Allah’ın her isim ve sıfatı diğer isim ve sıfatlardan hem hüküm hem de mana olarak farklı olmasından dolayı, arşı hükmünde olan tecelli edeceği makam ve alan da farklı ve başka bir şekle ve vasfa girer. Mesela, irade sıfatının mana ve hükmü ile kudret sıfatının mana ve hükmü nasıl farklı ise, bu sıfatların galiben tecelli ettiği makam ve alanlar da ona göre farklıdır.

Mesela, Allah’ın irade sıfatı kudret sıfatına nispetle daha nahif ve latif olmasından, tecelli alanı olan hava da ona göre nahif ve latiftir. Bu yüzden hava Allah’ın irade sıfatına bir arştır.

 Işık ve nurun, -ateşte buna dahil olabilir- ilim sıfatına arş olmasında da benzer manalar ve hükümler vardır.

Su, bütün canlıların en temel ihtiyacı ve bütün bitki ve hayvanatın temel kaynağı olmasından dolayı, bütün ikram ve ihsanlar su temelinde bize ikram ediliyor. Bu sebeple şefkatin en somut vasıtası olan ihsan ve ikramlar, su vasıtası ile bize geliyor. Su bu yönü ile Allah’ın ihsan ve şefkatine bir arş oluyor.

Toprak, hayata  ve hayatın muhafazasına kaynaklık etmesinden dolayı  Allah’ın Hafiz ve Muhyi isimlerine arş vazifesini görüyor. Zira bütün tohumları bünyesinde muhafaza eden ve emziren topraktır. Tohumlar ise bütün canlıların hayat vasıtasıdır.

Yine sema alemi Allah’ın celal ve azamet sıfatlarının arşı ve sahnesidir. Celal ve azamet sıfatı en parlak ve keskin olarak sema aleminde kendisini gösteriyor; bu sahnede baş aktör Celil ismidir, diğer isimler bu ismin gölgesinde ve riyasetinde tecelli ederler.

Aynı şekilde bir çiçeğin tatlı ve güzel yüzünde ise Allah’ın Cemil ve Müzeyyin ismi hakimdir. Çiçek bu isimlerin arşı hükmündedir. Yani çiçekte galiben cemal sıfatının tecellileri sahneleniyor demektir.

Özet olarak her bir isim ve sıfatın galiben tecelli edip tezahür ettiği bir arş, bir mahal vardır.

İkinci mana ise, semanın yedi tabakasında galiben hükmeden isimlerin tasarruf ve devirlerine işarettir. Nasıl kainat sahnesinin içinde çok sahneler girift bir şekilde bulunuyor ise, aynı mana sema tabakaları ve daireleri içinde geçerlidir. Ve her sema daire ve tabakasında bir isim galiben tecelli edip hükmünü icra ediyor. Hz. İsa (as)’in bulunduğu sema tabakasında kudret sıfatının galiben tecelli etmesi gibi. Tabi bu tabakalar kainattan başka uhrevi tabakalardır...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Esas | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3487 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...