Block title
Block content

"Ve tecrübe ve imtihan ise neşv ü nemâya sebeptir. O neşv ü nemâ ise, istidadların inkişafına sebeptir. O inkişaf ise, kabiliyetlerin tezâhürüne sebeptir. O kabiliyetlerin tezâhürü ise hakâik-ı nisbiyenin zuhuruna sebeptir." Örnekle izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu meseleye şöyle bir temsil ile bakabiliriz: Güzel bir heykel olma kabiliyetinde, kaba bir taş düşünelim. Bu taş bir heykeltıraşın eline verildi ve ondan güzel bir heykel yapılması istenildi. O heykeltıraş eline çekiç ve aletlerini alarak onu evire çevire yontmaya başladı,  taşa çok zahmetler ve sıkıntılar verdi. Ama neticede mükemmel ve sanatlı güzel bir heykel ortaya çıktı. O heykelin ilk kaba hali olan taş tasaffi etti, safileşip kemal buldu. İlk haline kıyasla mükemmel bir hal kazandı ve kuvvet buldu ve dahi değer kazanarak terakki etti, yani gelişip inkişaf etmiş oldu. Kaba taş bu halleri kazanırken, biraz ustanın elinde hırpalandı, sıkıntı çekti ama; güzel bir sonucu da elde etmiş oldu. Özetle kaba bir taş iken, mükemmel bir sanat kıvamına geldi.

Aynen bu misaldeki gibi, insan da o kaba taş gibidir. Fıtratına yerleştirilmiş olan çok istidat ve kabiliyetlerin inkişaf edip mükemmel bir kıvama gelmesi için, Allah insanı musibet, hastalık, sıkıntılar ile terbiye ve tecrübe ediyor. Hayatımıza konulmuş olan ham yetenekleri, hareket ve musibetlerle yontuyor, temizliyor ve kemale sevk ediyor. Yoksa hareket ve musibetler olmasa, yani Allah insanları tecrübe ve imtihana tabi tutmasa, hayat yeknesak tekdüze kalıp inkişaf etmeyecekti, kaba bir taş gibi sürekli değersiz kalacaktı. Kaba taşın güzel bir heykel olmasının yolu, ustanın yontmasından geçmesi gibi insanın da ham olan kabiliyetlerinin inkişaf edip kemal bulmasının tek yolu imtihan, musibet ve hastalık gibi zorluklardan geçmesidir.

Dünyadaki musibetler ve hastalıklar, insanı olgunlaştırıp kemale götürür, insandaki iyi yönlerle kötü yönleri ayrıştırıp tasaffi ettirir. İnsanın zayıf ve ham olan manevi bünyesini kuvvetli hale dönüştürür, sabır ve metaneti sayesinde manen terakki ettirir ve insan tekemmül eder.

Bu tekemmülün sonucunda da insandaki nispi hakikatler dediğimiz ve Allah’ın mutlak isim ve sıfatlarının anlaşılmasında bir mizan ve mikyas olan ene ve sair duygular keskinleşir ve güzel bir rasat ve dürbün vazifesi görürler.

Evet insan, mahiyetindeki nispi ve itibari duygucuklar vasıtası ile Allah’ı tanıyabilir. Bu duygucukların inkişaf ve keskin bir hâl alması da ancak imtihan ve tecrübe ile mümkündür.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

drerkan

Çok güzel bir misal. Allah razı olsun. Sizlerden Allah'ın izniyle ve yardımıyla çok şey öğrendik.
Selam ve dua ile.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Gökyüzü
Allah razı olsun Sorularla Risale'de hizmet eden Abi ve kardeşlerimizden. Getirdiğiniz güzel örneklerle ufkumuz, bilgimiz artıyor. Sizlerden çok istifade ediyoruz. Rabbim bu güzel hizmetinizi daim eylesin.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...