Block title
Block content

"Ve tercümanın ümmiyet mertebesini tam riayet etmek sırrıyla, hiçbir tekellüf ve hiçbir tasannu ve hiçbir gösterişe meydan vermeden selâset-i fıtriyesi ... güzel bir i'caz gösterir.'' Kur'an'ın bu hasiyetini açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Yirmi Beşinci Söz'deki, Emirdağ Çiçeği'nde geçen bu mevzu; tekrarat-ı Kur'aniye ile ilgilidir. Sualdeki paragrafın ise; bu noktadan izah edilmesi lazımdır. Yani Kur'an'da tekrar edilen ayetlerin bir sırrı hikmeti de şudur ki;

Tercümanı olan Resul-ü Kibriya (asm) ümmidir.

Siz de bilirsiniz ki o, insanlardan bir şey öğrenmemiştir. Bir şeyin çok tekrarı muhatabın ümmiliğini nazara veriyor.

Muhatab ise; aynı tekrarları aynen ifade etmekle, hiçbir tekellüfe girmiyor, hiçbir riyakarlık göstermiyor, gösteriş ve numayişe iltifat etmiyor. Kur'an, tarafı ilahiden nasıl gelmiş ise; aynen olduğu gibi aktarıyor.

Zira niyeti tekellüf, riyakarlık ve gösteriş olanlar; bir şeyi tekrar tekrar söyleyerek acemiliğini insanlara ve hasımlarına ifşa etmek istemezler.

İşte Resul-ü Kibriya, bu mesuliyetlere girmeden, Kur'an nasıl fıtri bir güzellik ve akıcılıkla gelmiş ise, aynen kendisinden de öylece çıkıyor. O ağız, bir vasıta ve nakil aleti oluyor.

Ayrıca tekrarat, insanların çoğunluğunu teşkil eden ve anlayışları basit olan avam tabakasına, Allah’ın ilahi bir tenezzülü, onlara iltifat ve ilahi bir okşama anlamına geliyor. Israrla ve tekrarla nazara verilen adetlerin ve hadiselerin altında, fevkalade hikmetleri ve mucizeleri nazara vermekle, irşat mesleğinde en güzel tarzı ortaya koyuyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...