Block title
Block content

"Vesilenin mahiyetine bakılmaz, neticesine bakılır." cümlesini izah eder misinir? Lemeat'ta geçen "Gayr-i meşru tarik ile bir maksada giden zat, galiben maksudunun zıddıyla görür mücazat." ifadesi de var...

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Vesilelerin değerlendirilmesi fikir ve muamelat bakımından ikiye ayrılır.

Fikrî meselelerde ve tefekkürle ilgili değerlendirmelerde batıl, hak olmayan vesilelerle izah edilip; doğru ve hak gayelerin zihinde tesbit edilmesi sağlanır. Mesela Kur'an’da Cenab-ı Hak;

“Birden fazla ilah olsaydı, alemin nizamı fesada girerdi...”(bk. Enbiya, 21/22)

ayetinde zahiren şek, şüphe ve şerik anlamında bir fikrî yaklaşımla, nizamın gereği olan tevhidi isbat ediyor.

“Semayı ve arzı yoktan yaratan Allah’dan şek ve şüphe mi ediyorsunuz?”(bk. İbrahim, 14/10)

“Doğuran ve doğurulanlar ilah olamazlar.”(bk. İhlas, 112/3)

gibi ayetler ve buna mümasil hadis-i şeriflerin vücudu; istifham-i inkâri anlamında zahiren küfrü ve şirki işmam eden ifadelerle, hakikati nazara verme şekli, isbatta mantıki bir yoldur.

Ayrıca bir meseleyi ve bir hakikati isbat için verilen misaller; hakikatle yüzde yüz uyuşmayabilir. Mesela Allah’ın efali ve şuunatı ile ilgili meselelere verilen güneş, hava, ayine ve ruh gibi misaller bu meselemize güzel bir örnektir.

Çünkü, tavsif edenler, ettikleri şeylerle muttasıf olmazlar. Teleskop yıldızları gösterir, fakat gösterdiği yıldızların hiçbir şeyi kendisinde yoktur.

Bazı mescitlerde Resül-ü kibriyaya (a.s.m) isnat edilen saçların başkasına ait olduğu kesin bilinmediği için; mademki salavata vesiledir, vesilenin mahiyeti çok önemli değildir.

Fakat burada önemli olan saçın başkasına ait olduğu isbat edilememesidir. Buradaki mantık, vesilelerin esasdan fasıd olmamasıdır.

Muamelatta ise; hayal safhasından itibaren kullanılan vesileler haram ve batıl olmamalıdır. Aksi hâlde neticenin tahakkuku mesuliyeti icab ettirir.

Mesela, batıl şeyleri hayalen tasvir, zihinleri bozar. Herhangi bir hizmet maksadıyla, şeriatın nizamını bozan ve inciten vesileler ve sebeplerle, hak bir gayeye gidilemez. Mesela tebligat ve hizmet adına; haram muameleler, dinen yasak olan zeminler ve yerler ve buna mümasil faaliyetler ne mülahaza ile olursa olsun o şeyi ifsad eder ve bozar. Bu gibi konularda, gaye hak ise yolunun da hak olması icab eder.

Demek ki, vesilelerin kullanımında fikri olan konular ile muamelata bakan şeyleri ayırmak lazımdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...