Block title
Block content

Veyahut o ikisi bazı arkadaşımız gibi küreviyetten razı olmayarak sefere gittiklerinden ayakları sürçerek umman-ı ademe gitmeleri muhtemeldir. Öyle ise, deniz ve Sübhan, eski halleriyle bâki olduklarını tasdik etmemek gerektir. Cümlesini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İmkan-ı Zati: Bir şeyin aslında mümkün olma haline denir. Yani bir şeyin olabilirlik halidir.

 Mesela; Karadeniz zatında pekmez denizine dönüşebilir. Allah dilerse Karadeniz’i pekmez haline dönüştürebilir. Bu zatında mümkündür, yani olması mümkün bir şeydir. 

Bir de zatında muhal olma hali vardır, yani hiçbir zaman olması mümkün olmayan şeylere denir. 

Mesela; bir insanın uluhiyet kazanması; bu zatında mümkün olmayan bir şeydir. Mahlukat hiçbir zaman uluhiyet vasfı kazanamaz. Bu zatında mümkün olamayan bir şeydir. İmkan-i zati, imkan-ı muhalin tam karşıtıdır.

İmkan-i Zihni: Zatında mümkün olan bir şeyin, zihnen olmuş gibi kabul edilme halidir. 

Mesela; Karadeniz’in pekmez olmasını zatında mümkündür diye, zihnen de pekmez kabul etmek akli bir hastalıktır. Bir şeyin zatında mümkün olması, zihnen de olmasını gerektirmez. Bizim bir şeyi zihnen kabul etmemiz, bir delil ve burhan ile olabilir. Yani delil ve işaretler, Karadeniz’in pekmeze dönüştüğünü gösteriyor ise; ancak o zaman zihnen onun pekmez olduğunu kabul ederiz, yoksa delilsiz ve işaretsiz zatında mümkündür diye onu pekmez olarak kabul etmemiz bir hastalıktır. Bu yüzden imkan-ı zati ile imkan-ı zihniyi karıştırmamak gerekir.

İşte bu karıştırmadan dolayı, yani imkan-ı zati ile imkan-ı akliyi birbirine karıştıran  laedri denilen septik (Şüpheciler) felsefe, doğru bilgi diye bir şey yoktur demek zorunda kalmışlar, her şeyi inkar etmişler. 

Mesela; Karadeniz’in zatı itibarı ile pekmez olma ihtimali onun su olduğunu inkar ettiriyor. Bu sofestailer felsefe alemince ciddiye alınmamıştırlar. Üstad'ın verdiği deniz ve Sübhan Dağı örneği, bizim Karedeniz örneği gibidir; her ikisi de aynı manaya işaret ediyorlar.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Makale, Sekizinci Mesele | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1869 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...