Block title
Block content

VİCDAN

 
Vicdan, insanın bozulmamış fıtratını (yaratılışını) ifade eder. Kur’an neyi emretmiş veya yasaklamışsa vicdanda bunun tasdikçisi vardır. Mesela, insan vicdanen yüce yaratıcıya inanma ve Ona sığınma ihtiyacı hisseder. Kur’an da bunu emreder. Vicdan haksız kazançtan rahatsızlık duyar. Kur’an da her türlü haksız kazancı yasaklar.

Ancak hassas bir terazi zamanla bozulabileceği gibi, vicdan da hassasiyetini zamanla kaybedebilir. Günahlar vicdan terazisinin dengesini alt üst yapabilir.

İnsan fıtratı günahtan rahatsızlık duyar. Meselâ, bir insan devamlı doğru konuşsa vicdanı rahattır. Fakat yalan söylediğinde vicdan tepki verir, hoşnut olmaz. İlk defa yalan söyleyen biri vicdanen rahatsız olur, yüzü kızarır. Fakat bunu alışkanlık haline getirirse artık vicdan tepki vermez hale gelir.
Vicdanın ilk hali bir saç kılını bile tartan kuyumcu terazisi gibi hassas iken, günahlarla laçkalaşmış hali tonluk ağırlıkları tartamaz hale gelir. Değil ince bir saç, koca bir baş düşse bile hissetmeyecek hale gelir.

Cenab-ı Hak iyiliğin mükâfatını doğrudan o iyiliğin içinde derc ettiği gibi, kötülüğün cezasını da aynı o kötülük içerisine koymuştur. Faraza, başkasına iyilik yapan biri, bundan mutluluk duyar. Haksızlık yapan ise vicdan azabı çeker. Kul hakkını çiğneyen biri polisin takibinden kurtulabilir. Fakat vicdanın tepkisinden kurtulamaz. Tabir yerinde ise, vicdan asla affetmez. Bundan dolayıdır ki, başkasına haksızlık yapanlar vicdan azabından kurtulamazlar. Stress, depresyon gibi rahatsızlıklar böylelerinin yakasını bırakmaz.

Bak:Vicdaniyat

Paylaş
Yükleniyor...