Block title
Block content

"Vicdandaki tecellî aynen böyle cilvedir ki incizap ve cezbe iki musaffâ cânı, iki mücellâ camdır. Akseder içinde cemâl-i lâyezâlî, hem de nur-u imanî." cümlelerini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İncizap, çekilmeye müsait olma anlamındadır. Yani insan vicdanında çekilmeye müsait haller ve duygular vardır. Cazib, çekilmeye müsait olan o latife ve duyguları kendine çeken şey anlamındadır. Yani çeken ve çekilen demektir.

Cezbe ise, bu çekilme zamanında çekilen şahsın girdiği manevi zevk ve sarhoşluk hâline denir. Kişi bu halde coşar ve taşar. Hatta taşkınlıklar da yapabilir. Bu yüzden bazı evliyalar mazur görülmüştür.

Üstad Hazretlerinin burada asıl vurguladığı husus, Allah’ın ebedi cemal ve kemali kainatta müthiş bir cazibe kaynağı olmuştur. Bu cazibeye karşılık verecek inzicab halini ise insanın fıtratına ve vicdanına derc etmiştir. Böylelikle cazibe ile incizab arasında sürekli bir alışveriş oluşuyor. Bu hal aynı zamanda Allah’ın varlığına ve birliğine delil de teşkil ediyor. 

Mesela, radyo istasyonu ancak alıcı ve verici ile çalışabilir. Bütün radyo alıcılarından çıkan sesler hep birlikte radyo istasyonuna işaret ve delalet ederler.

Aynı şekilde bütün insanların vicdanında hissettiği cazibe halleri cazibedar bir hakikati akla gösterir. Şayet Allah hicapsız olarak görkemli ve şaşalı bir şekilde tecelli etse, insan cezbe halinden çıkamazdı.

Özetle cazip (çeken), Allah’ın ebedi cemal ve kemalidir. İncizap (çekilen) ise, insanın bu ebedi cemal ve kemalin tesirine girmesidir. Cezbe (çekilme hali) ise, bu cazibe ve incizap halinin insan üzerindeki coşkun halleridir. Bu çekilmenin en meskun mahalli ise vicdandır.

Şayet insanlar mücella olan vicdan aynalarına dikkat kesilseler, orada imana ve ezeli cemale dair çok delilleri ve tezahürleri müşahede edeceklerdir...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...