Block title
Block content

"Vicdanın ziyası ulum-u diniyedir. Aklın nuru fünun- u medeniyedir. İftirak ettikleri vakit, birincisinde taassup, ikincisinde hile, şüphe tevellüd eder." Dini ilimlerin okutulmasından dolayı İslam tarihinden taassuba örnek var mı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Osmanlının gerileme ve yıkılma sürecinde, İslam dünyası, fen ve teknik noktasından Avrupa’nın gerisinde kalıp bir taassubun içine girmiştir. Fen ve tekniğe gereken çaba ve itina gösterilmemiştir. Medreseler sadece dini tedrisat yapan birer kurum haline gelip fen ve tekniğe yabani kalmıştır.

Bu yabani bakışın ve geri kalışın kabahati İslam'da değil o zaman insanlarının algılamasındadır. Üstad Hazretleri bu algı ve bakışı tadil etmek için, fen ve din ilimlerinin beraber okutulduğu eğitim kurumlarını zamanın idarecilerine takdim etmiş, hatta bilfiil müracaatta etmiştir. Ama zamanın karmaşık ve savaşlarla dolu halleri bu projenin tatbikine müsaade etmemiştir.

Tarih kitaplarında Osmanlının gerileme ve yıkılma nedenlerinden birisi de "taassup" olarak gösterilir ve bu husus maddeler halinde şu şekilde sıralanır:

* Eğitim sisteminin temelini oluşturan medreselerin çağın gerisinde kalması ve Avrupa'da eğitim alanında meydana gelen yeniliklerin takip edilmemesi,

* Pozitif bilimlerin medreselerin müfredatından çıkarılması,

* Medrese öğrenimi görmemiş pek çok kişiye ilmi rütbeler verilmesi,

 * Yeni doğmuş çocuklara müderrislik unvanının verilmesi ve beşik uleması diye adlandırılan bir sınıfın ortaya çıkması vs.

Matbaa’nın Osmanlı mülkünde kullanılması (1726) bile Batı’da (Almanya) kullanılmasından (1454) yaklaşık 300 yıl sonra hayata geçmiştir. Matbaanın bulunuşu, Batı’da okuyabilen herkesin bilimsel eserlere ulaşmasını sağlamış, bilim adamları topluluğunun oluşturmasını hızlandıran bir etkinlik olmuştur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Münazarat | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2160 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...