Block title
Block content

Mesnevî-i Nuriye, Lem'alar; Ders 2

 

"Evet, Sultan-ı Ezelînin memurları vardır, ama icraatçıları değillerdir ki, saltanat ve rububiyetinde ortak olsunlar. Ancak o memurların vazifesi dellâllıktır ki, kudretin icraatını ilân ediyorlar. Veya o memurlar, nâzır müşahitlerdir ki, gördükleri evâmir-i tekviniyeye karşı yaptıkları itaat ve inkıyad ile istidatlarına göre bir nevi ibadet yapmış olurlar."


Okunan Yer: Mesnevi-i Nuriye | Lem'alar
Açıklayan: Sinan Yılmaz

Kategorileri:
3.000 izlenme
İndirme Linkleri
Paylaş

Yorumlar

Ziyaretçi (doğrulanmadı)
notlarım belki diğer dinleyenlere de istifade olur duasıyla paylaşıyorum. Allah razı olsun. Sultan-ı Ezelinin memurları , iki ihtimal var, her bir ihtimale göre cümlenin devamının manası değişiyor : Birinci ihtimal Melekler olabilir, mana şöyle olur, Rabbimizin meleklerden memurları vardır amma icraatçıları değillerdir, o memurlar yaptıkları işte bizzat müdebbir, mutasarruf/hakiki tasarruf sahibi, icada yaratmaya kabiliyeti yoktur, bu sebepten Allah’ın saltanatında rububiyetinde ortak olmazlar. Eğer memurdan kastedilen melekler ise şu ayeti kerimeyi izah eder : Tahrim Suresi-6: “…Allah’ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen/isyan etmeyen ve emredildikleri şeyi yapan melekler vardır” melekler: memur kılındıkları şeyleri yaparlar. Üstadımızın kullandığı kelime, ayette geçen kelime ile aynı. Demekki canı alan Allah, Hz.Azrail sadece bir memur, bulutları sevkeden, yağmurları yağdıran, nebatatı büyüten Cenabı Hakkın bizzat kendisi, bu konuda memur olan Hz.Mikailin hiçbir müdahalesi icatta yok. Hadis: Muhakkak ki Cebrail As. Kulların ihtiyaçlarını karşılamada vekil tayin edilmiştir.Mümin dua edip Allah’tan istediğinde, Allah der ki: Ey Cebrail kulumun istediğini verme, ben onu seviyorum, sesini de seviyorum, vermeki ben onun sesini işiteyim. Kafir dua edince: Kulumun istediğini ver, ben onu da sevmem, sesini de sevmem, ver ki bana dua etmesin. Nimeti kula ulaştıran da Allah, kulun duasına icabet etmeyen de Allah. Cebrail As. Allah’ın vermesinde/ihsanında sadece bir memur. Kıyameti kopartacak olan Allah, İsrafil As. Kıyametin kopmasında sadece bir memurdur, Ayetle sabit: arşı 8 melek taşır, arşı kaldıran Allah’tır, Allah’ın kudretidir, 8 melek arşı taşımak işinde sadece bir memurdur, icraatçı değil, icraatte müdahale yok. Hadis mealen: “Her bir yağmur tanesini bir melek indirir ve bir daha o meleğe sıra gelmez”, Üstadımızın cümlesiyle anlasak: Yağmuru yoktan icad eden ve buluttan indiren ve yağmur ile yeryüzünü ihya eden Allah’tır, o melek icraatçı değil, indirme işinde Allah’a yardımcı değil, müdahalesi yok, sadece bir memur. Bu cümlede Rububiyet: Allah’ın terbiye edişi: bir mahlukun yoktan yaratılması, öldürülmesi, kanat takılması, bu kuşa kanat takılması, halen hale sokulması, cihazlar ile teçhiz edilmesi , hepsi Cenabı Hakkın rububiyetinin icraatıdır. Üstadımız bu cümle ile: Şu alemde yegane kudret sahibi, tedbir, tasarruf sahibi Allah’tır, melekler yaratmada, icraatta ortak değildir. (10:16) İkinci ihtimal, memurlardan kasıt meleklerin dışındaki sebepler olabilir.Yumurtanın sebebi tavuk, yağmurun sebebi bulut, meyvenin sebebi ağaç, insanın sebebi bir damla su, tavus kuşunun sebebi bir yumurta, balın sebebi bal arısı, sütün sebebi koyun-keçi. İcraatçı değillerdir: o yumurtanın yaratılmasında tavuğun müdahalesi yoktur, meyvenin yaratılmasında Allah’ın bir memuru olan ağacın, nebatatın yaratılışında Allah’ın memuru olan toprağın bir müdahalesi yoktur. Olmadığı için Allah’ın saltanatında ve rububiyetinde onlar ortak olamaz, doğrudan dopruya Allah kendi kudretiyle yaratır. O memurlar niçin yaratılmış? Allah’ın kudretinin icraatını dellallık-herkese duyurmak. Memurdan kasıt melek ise, Hz.Azrail’in vazifesi ruhu bizzat kabzetmek değil, ruhu kabzeden Allah’tır, Hz. Azrail Allah’ın o icraatında bir nazırdır, bir müşahittir, Cenabı Allah’ın kudretini ilan eder. Mikail As’ın vazifesi yoktan icad değil, haşa Cenabı hakkın yoktan icadına yardım değil, iman kulağıyla Mikail as’ın şu hitabı işitilebilir: ey insanlar ve cinler, bakın Rabbinizin kudret eserlerine, Rabbiniz yoktan hiçten yağmurları, nebatatı, hayvanatı nasıl yaratıyor, nasıl idare ediyor, onlarda kudretiyle nasıl tasarruf ediyor? Vazifesi dellallık. Cebrail as şöyle diyor, iman kulağıyla işitiyoruz: ey insanlar ve cinler, bakın Rabbiniz dualara nasıl icabet ediyor, mahlukatının ihtiyacına nasıl imdat ediyor, ben Rabbinizin o kudretli icraatına şahidim, vazifem o kudretli icraatı ilan etmektir. Meleklerin vazifesi: Allah’ın icraatının kudretinin taallukunu ilan, delallıktır. Eğer memur sebepler ise, ağaçtan tutun bulutlara kadar: o tavuk diyor ki: ey insan beni dinle bana bak, Rabbinin kudretinin icraatını gör, bu yumurtayı Allah yarattı. O ağacın kuru dallarına baksak: bana bak, Rabbin kudretiyle o meyveleri nasıl yarattı ve benim kuru dalıma nasıl taktı. O kara toprak lisanı haliyle şöyle diyor: sesimi işit, üzerimdeki mektupları ve sanat eserlerini gör, rengarenk meyve sebze çıkıyor. Hem meleklerin hem sebeplerin dellallığı iman kulağıyla çok rahat işitilebilir. Dellallıktan başka vazifeleri var mıdır? Var. O memurlar nazır müşahitlerdir ki, o icraatları seyreden ve şahit olandır ki gördükleri evamiri tekviniyeye karşı yaptıkları itaat ve inkıyad ile istidatlarına göre bir nevi ibadet yapmış olurlar. Memurdan maksat Melekler ise: o melekler nazırdır, Allah’ın yaratmasına nazırdır. (Niçin Kuranda biz yarattık (halagna) der, ben demez de bazen biz der, 3 seçenekli cevap var, konumuzla ilgili tek şıkkını, Cenabı Hakkın yaratmasında o anda hazır nazır ve müşahit olan melekleri de kasteteder. Biz Ademi yarattık derken, o anda hazır olan melekleri kendi yaratmasına şahit tutar, hayalen melekleri gösterip, sözünü te’kid eder, icraatına, kudretinin yaratmasına şahit olsun, nazır olsun) Peki onların nezaratı ve müşahedesi ne hükmündedir? Gördükleri evamiri tekniyeye karşı evâmir-i tekviniye: tekvine/yaratılışa ait emirler, Şu alemde Allah’ın koyduğu kanunlar Cenabı Hakkın 2 şeriatı vardır: 1. Allah’ın emirlerinden ve yasaklarından oluşan, kelam sıfatının bir neticesi olan Kurandaki şeriat: namaz kılın, hacca gidin… 2. Allah’ın İrade sıfatından gelen, âlemdeki kanunlarla oluşan şeriat, biz bu kanunlarla kayıtlıyız: temizlik kanunu, şefkat kanunu, tüm mahlukat bu kanunlar ile idare ediliyor. Meleklerin vazifesi, Allah’ın kudretinin icraatına şahit, nazır ve seyirci olmaktı. Bu kanunlara itaat eder, boyun eğerler, kabiliyetlerine göre bir nevi ibadet yapmış olurlar. Bu cümlede memurdan maksat melekler dışındaki sebepler ise, tavuktan ağaca kadar tüm sebepler, nazır ve müşahittir. Tavuk, Allah’ın yumurtayı yaratmasına bir seyirci, müşahit. Cenabı Hak ağaca meyve getirme kanunu koymuş, denize eşyayı kaldırma kanunu koymuş, Her birisi itaat ediyor, onların bu itaati kabiliyetine göre, onların itaatı ibadet hükmüne geçer. Cenabı Hak, insana namazı, haccı emretti ibadetti, zikri-tefekkür-şükrü emretti, insana bunları emreden Allah’ı emreden Allahu teala, toprağa bitkileri bitirmesini emretti, güneşe aydınlatmasını ve ısıtmasını, aya kandil olmasını, takvim olmasını, yeryüzüne beşik olmasını, semaya bina olmasını emretti, bir çiçeği vücuda getiren atomlara birleşin çiçek olun diye emretti. Tüm sebeplere Allah bir şey emretti. O sebeplerin kendisine emredilen şeyi yapması, şu alemdeki kanunlara itaat etmesi, onların bir nevi ibadetidir. Bu izah sayesinde bu ayeti daha iyi anlayabiliriz: Nur suresi:41: “Görmedin mi, göklerde ve yerde ne varsa herşey, Allah’ı teşbih eder, kuşlar da saf saf olmuş, onlar da iştirak eder.” Bir böcek, bir ağaç, ne varsa şu alemde duasını ve teşbihini bilmiştir. Onun bir teşbihi ve duası var. Allah’ın kendisine yüklediği vazifeyi yapması onun duası, ibadeti, teşbihidir. Herşey Allah’a itaat eder. Her biri itaat etmesi, güneş ben bugün doğmayacağım dememesi, ben bal yapmayacağım diyememesi onu ibadetiymiş. Demek ki Gafil ve cahil insanlardan başka her şey, canlı cansız her eşya Rabbimize ibadet ediyor ve ona secde ediyor ve onu teşbih ediyor. Sebepler niye yaratılmış: 1.Kudretinin izzetini, 2.Rububiyetinin haşyetini göstermek için. İkisi birbirinden farklı. 1.Cenabı Hakkın Hakim, Kadir isimleri var. Allah’ın kudreti eşyanın icadında beklemeyi istemiyor, birden bire yaratmak istiyor, ancak bu dünya hikmet ve imtihan dünyası olduğu için Allah’ın hikmeti, kudretin önüne geçiyor ve eşyanın yaratılışında bir tedricilik meydana geliyor ve bazen de eşya yaratılmıyor. Kudret şunu istiyor: çekirdeği toprağa attığımızda bir anda incir ağacı olsun istiyor, imtihanın sırrı bozulacak o zaman, hikmet buna müsaade etmiyor: bazen 10 tohumdan bir iki tanesi ağaç oluyor. Haşa ve kella sanki onu kudreti yaratamadı. O sebepler kudretin izzetini mufaza etmek için yaratılmış. O tohumdan ağaç olmayınca, bu tohum bozukmuş, kabiliyetsizliği çekirdeğe verdik, tavuk 5-10 yumurtanın üstüne oturuyor, kudret neyi istiyor:daha oturmadan bir anda yumurtayı çatlatmak direk civciv olsun istiyor, bazı yumurtalar civcive dönmüyor, kusur ve noksanlık Allah’ın kudretine gitmesin diye Allah sebepleri yaratmış. Bu yumurtalar bozukmuş, kabiliyetsizmiş diyoruz. O toprak verimli değil diyoruz: O toprak Cenabı Hakkın kudretini, izzetini muhafaza etti, kudret hemen yaratmıyor, hemen yaratılmamasındaki hikmeti anlayamayanlar, kendi kudretinin izzetini muhafaza etmek için toprağı yaratmış, biz topraktan biliyoruz. Bazı mevsim oluyor ağaçlar meyve vermiyor, biz diyoruz ki aşılamadık, suçu aşılamamaya verdik, bazen meyve ekşi oluyor, haşa kudret o meyveyi tatlı yapamadı mı, biz diyoruz ki ağaç kalitesiz, kusur ağaçta diyoruz. Bu dünya hikmet dünyası olduğu için her eşya yaratılmıyor, yaratılan da basamak basamak tedricen yaratılıyor; haksız şikayetler, noksanlıklar Cenabı Hakkın kudretine ilişmesin, kudretin izzeti muhafaza edilsin diye sebepler yaratılmış, sebepler haksız şikayete hedef oluyor. 2. yaratması, terbiye etmesi, halden hale, şekilden şekle sokması Rububiyet. Eğer sebepler ile melekleri kabul etsek, Efendimiz bazı meleklerden bahsediyor, “iki omzunun arası 500 bin senelik bir mesafede “, onu kim yarattı Rabbimiz yarattı, bazı melekler “70 bin baş, her başta 70 bin dil, her dilde 70 bin tesbih var”, acaba nasıl bir melek, nasıl bir cüssesi var? Sultanların haşmeti, ordularının büyüklüğü ile belli olur. Cenabı Hak, meleklerden böyle sebepler, memurlar yaratmış, böyle haşmetli bir ordusu yaratmış, bu haşmetle saltanatının ve rububiyetinin haşmetini gösteriyor. Bu ayeti bu ışıkla daha iyi anlayabiliyoruz: Fetih suresi:7: “Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır, Allah azizdir, hakimdir” Tüm bitkiler, yıldızlar,hayvanlar, galaksiler, Üstadın ifadesiyle 350 bin nev var: her nev bir ordu olabilir, o nev’in kendi ferdi de o ordunun askerleri olur, balıklar bir nev, her bir balık o ordunun askerleri, ağaçlar bir nev, elma ağaçları bir nev, kaç farklı elma çeşidi var, her çeşit o nevin/o ordunun bir taburu, o çeşide ait elmalar da o taburun askerleri. Rabbimiz tüm elmaları yoktan icad edebilirdi, ağaçlara taktı, ağaçlardan kendisine ordular yaptı ki Allah’ın saltanatını, rububiyetinin haşmeti gözüksün, hatta bahar mevsiminde bu haşmetten dolayı biz kıra çıkınca fesübhanallah diyoruz, yıldızlara bakıp fesübhanallah diyoruz, güneşin ışığını, 7 rengini, sıcaklığını güneşi yaratmadan bize ulaştırabilir miydi? Elbette, zaten ışığın sıcaklığın 7 rengin sahibi Allah, güneş neydi: bir perde, güneşi neden yarattı? Rububiyetinin haşmetini izhar için. Kullarım şunu öğrensin: o güneş 1.300.000 defa daha büyük, insan düşünsün ki: Rabbimiz ne kadar büyük ki dünyadan 1.300.000 defa büyük cismi yoktan hiçten yaratmış. Güneşin merkez sıcaklığı 20 milyon santigrat derece, güneşten iğne ucu kadar bir parça dünyaya getirebilseydi, 160 km uzaktaki bir cismi yakabilirdi, Cenabı Hak bu hararete güneşi zarf yapmış. Güneş, kendi cismiyle, kendi zarfiyyetiyle, kendi vasıflarıyla Cenabı Hakkın haşmetini izhar ediyor. Güneşi anlamaktan aciz iken, karşımıza içinde 200 milyar güneş olan galaksi çıkıyor, galaksimizi anlamaktan acizken, bizim galaksimizden daha büyük karşımıza yıldızlar çıkıyor. Cenabı Hakkın saltanatının ve rububiyetinin haşmetini izhar için. Eğer bu sebepler, mahlûkat yaratılmasaydı, biz Rabbimizin haşmetini, rububiyetinin büyüklüğünü, saltanatının genişliğini nasıl bilecektik? Bilemezdik. Kelimeleri açıyoruz, ama metinden uzaklaşmıyoruz
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
oktay
indirme linkleri henüz yok indirip dinleyince daha iyi anlaşılıyor şimdiden Allah razı olsun... Np: Çok Yakında indirme linkleri eklenecektir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
acizim
ALLAH RAZI OLSUN. OKUMAK BAZEN DİNLEMEKDEN DAHA FAZLA İSTİFADEYE YOL AÇIYOR. KEŞKE BİR PROĞRAM OLSADA TÜM DERSLERİ SOHBETLERİ YAZIYA ÇEVİRSE.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ziyaretçi (doğrulanmadı)
Allah razI olsun
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
nurettin
Allah razı olsun hocamızdan mükkemmel bir sohpet..lütfen izleyin pişman olmazsınız ii
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
umman (doğrulanmadı)
Hocam Allah ebediyen razı olsun,ben çok istifade ediyorum,risale-i nurları daha iyi anlamaya vesile oluyorsunuz hemde nurlar ömür boyunca okunur ne bıkılır nede okuması biter,Rabbim risale-i nur müellifinden,sizden ve bu sitede emeği geçen herkezden ebediyyen razı olsun.Amin
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
arif uyan
allah sizden ebeden razı olsun çok istifade ediyoruz
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
ibrahimbck07
allah esilerden ebediyen razı olsun.yapılan tüm dualar kabul olsun inşaallah....
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
gökhan
Allah razı olsun. insanlığın bu sohbetlere ekmek kadar hava kadar ihtiyacı var.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
idris SOYSAL (doğrulanmadı)
GERÇEKTEN ÇOK İSTİFADE EDİYORUM . RABBİM NASİP ETSE DE SOHBETLERİNİZE KATILABİLSEM. RABBİM ŞEVKİNİZİ VE AZMİNİZİ ARTIRSIN İNŞAALLAH...
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
murat antalyadan (doğrulanmadı)
Allah razı olsun abilerimden ahirette üstadımızla birlikte efendimizin s.a.v yanında haşrolmayı nasip etsin...s a
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
yılmaz
rabiim razı olsun hayretimizi ziyade etsin amin
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Mükremin Şahintürk (doğrulanmadı)
Zıyadesiyle enfes.Rabbim vesile olanlardan razı olsun.Saygılar...
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...