Prof. Dr. Alaaddin Başar ile Nurdan Vecizeler 18. Bölüm | Hürriyet

Mâlik-i Hakikîden gaflet, nefsin firavunluğuna sebep olur. Cenâb-ı Hak tarafından insanlara verilen benlik ve hürriyet, ulûhiyet sıfatlarını fehmetmek üzere bir vahid-i kıyasî vazifesini görüyor. Maalesef, sû-i ihtiyar ile hâkimiyet ve istiklâliyete âlet ederek tam bir firavun olur.

Hürriyet-i umumî, efradın zerrat-ı hürriyatının muhassalıdır. Hürriyetin şe'ni odur ki: Ne nefsine, ne gayriye zararı dokunmasın...

Hürriyet budur ki: Kanun-u adalet ve te'dibden başka, hiç kimse kimseye tahakküm etmesin. Herkesin hukuku mahfuz kalsın, herkes harekât-ı meşruâsında şahane serbest olsun.

İnsanlar hür oldular, amma yine abdullahtırlar...

Sâni-i Âleme abd ve hizmetkâr olan, halka tezellüle tenezzül etmemek gerektir.

Hürriyet-i mutlak ise, vahşet-i mutlakadır, belki hayvanlıktır. Tahdid-i hürriyet dahi insaniyet nokta-i nazarından zarurîdir...

Bazı sefih ve lâübaliler hür yaşamak istemediklerinden, nefs-i emmarenin esaret-i rezilesi altına girmek istiyorlar.

İndirme Linkleri
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...