"Vücub-u zekât ile hurmet-i ribaya müraat etmediklerinden, tabakalar arası gittikçe gerginleşir, hatt-ı muvasala kesilir, sıla-yı rahim kalmaz." Zekât ve faizin, sıla-i rahimle ilgisi nasıldır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kapitalist düzenin temeli sömürüdür; sömürünün en kuvvetli vasıtalarından birisi de faizdir. Sömürü ve faiz ise, dünya malının belli bir azınlığın elinde toplanmasına sebep olmuştur. Böylece insanlık iktisadi açıdan zengin ve fakir kamplaşmasına gitmiştir. Bu kamplaşmada komünizm kapitalizme bir tepki olarak doğunca, sınıflar arasında, yani zengin ile fakir arasında bir çatışma kaçınılmaz hâle gelmiştir.

Faizin yasaklanması ve zekâtın işler hâle getirilmesi, bu iki sınıf arasında dengesizliğin giderilmesinde ve hakça bir paylaşımın oluşmasında önemli iki reçete-i İslam'dır. Bu yüzden zekât, zengin ile fakir arasında güzel ve sağlıklı bir köprü vazifesini görüyor. Namaz nasıl dinin direği ise, vücub-u zekât da sınıfların kantarası yani köprüsü niteliğindedir. Faiz ise bu iki sınıfın arasını açan ve birbirlerine olan düşmanlığı körükleyen bir zehir konumundadır.

Sıla-ı rahim, insanların iyi ilişkiler içinde olmasıdır. Sınıf çatışması bu iyi ilişkilere zarar verdiği için, zekâtın emredilmesi ve faizin yasaklanması doğrudan sıla-ı rahim ile ilişkili oluyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...