Block title
Block content

Vücud alemleri nelerdir veya ne demektir, açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Varlık alemlerinin kuvvet ve zaaf yönünden muhtelif tabakaları vardır. Nuraniyete yakın olan varlık tabakaları, madde ve kesif olan varlık tabakalara nispetle daha kuvvetli ve daha kayıtlardan azadedir. Yani varlık tabakaları içinde en zayıf ve kararsız olanı kesif olan maddi ve cismani tabakadır. En kuvvetli ve devamlı olan varlık tabakası ise madde ve cisimden münezzeh olan Allah’ın varlığıdır. 

Mesela, insanın hafıza kuvveti maddilikten çok nuraniliğe yakın olduğu için, manevi ve misali alemden olan binlerce kitap ve görüntüleri içine alıp ezberleyebilir. Ayna ve aynanın yansıma kabiliyeti varlık derecesi bakımından  görüntülerden daha kuvvetli olduğu için, kendinden çok büyük ve azametli olan şeylerin imajını ve görüntüsünü içine alıp yansıtabilir. Küçük bir cep aynasına koca semanın yıldızlar ile beraber imaj ve görüntü olarak girmesi buna güzel bir örnektir. Maddi bir yıldız vücut bakımından ayna ve hafızadan daha kuvvetli olduğu için ayna ve hafızaya girmesi imkansızdır.

Özet olarak her bir varlık tabakasına birer alem nazarı ile bakabiliriz. Mesela maddi alem bir varlık tabakasıdır ki, varlık alemleri içinde en zayıf ve kararsız olan alemdir. Varlık alemleri gaybi ve uhrevi cenaha yakınlaştıkça kuvvet ve kararlılık kesp ederlerken, uzaklaştıkça da zaafa ve kararsızlığa düşerler. Varlık alemleri içinde en kararlı ve mükemmel olanı ve bütün varlık alemlerinin de hakiki membaı  Vacibü'l-Vücut olan Allah’ın varlığıdır. Alem-i misal, alem-i maddi, alem-i emir ve meleküt, alem-i ahiret, alem-i kabir ve berzah, alem-i vücup bunlara örnek olarak verilebilir.

Bu konu Mektubat'ta şu şekilde geçmektedir:

"Vücut mertebeleri muhteliftir. Ve vücut âlemleri ayrı ayrıdır. Ayrı ayrı oldukları için, vücutta rüsuhu bulunan bir tabaka-i vücudun bir zerresi, o tabakadan daha hafif bir tabaka-i vücudun bir dağı kadardır ve o dağı istiab eder."

"Meselâ, âlem-i şehadetten olan kafadaki hardal kadar kuvve-i hafıza, âlem-i mânâdan bir kütüphane kadar vücudu içine alır. Ve âlem-i haricîden olan tırnak kadar bir âyine-i vücudun âlem-i misal tabakasından koca bir şehri içine alır."(1)

(1) bk. Mektubat, Yirminci Mektup, İkinci Makam.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

drerkan
ÜStad şehadet alemi mana aleminden daha kuvvetli sağlam diyor.Lakin siz en zayıf varlık alemidir demişsiniş?yanlış anlamıyorsam.Vacibü'l-Vücut Allahın varlığından aşağı gelindiğinde en altta şehadet alemi mi var?mana alem i mi?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
drerkan
hafıza kuvvetini şehadetten diye düşünüyorum ben.orada mı hata ediyorum?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Manalar alemi, hakikatlerin akıl ile anlaşılması ve tasvirinden ibarettir. Her bir eşyanın var olan hikmet ve faydaları ve sair objeler ile olan münasebetleri, bir cihetle aklın okuma ve beslenme alanıdır. Yani manalar alemi dediğimiz şey aslında aklın, eşyanın mahiyetini ve aralarındaki münasebeti okuyup idrak etmesinden ibarettir. Eşya, mana ve akıl üçlüsünün cevelan ettiği aleme "manalar alemi" diyebiliriz.

Mesela, elma denildiği zaman tadı, kokusu, yumuşaklığı, ağaç ve güneş ile olan bağlantıları, insanın bedenine olan faydaları, bunların hepsi manalar aleminin malzemeleri olup, akıl bu malzemeler ile elmaya bir tasvir ve değer biçiyor. Elmanın nasıl somut bir cismi varsa, bütün bu özellikleri itibari ile soyut bir manalar zinciri de vardır. Nasıl kokuyu burun, lezzeti dil ile hissediyor isek, bu manalar zincirini de akıl aleti ile hissedip anlıyoruz.

Bu noktadan alem-i mana çok geniş ve kapsamlı olup, Allah’ın varlığını ve birliğini ve kainat üstünde tecelli eden isim ve sıfatları da içine alıyor. Bu anlamda mana alemi şehadet aleminden daha geniş daha büyüktür demek istedik. Hafıza şehadet alemindendir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...