"Vücud rüsuh peyda ettikçe, kuvvet ziyadeleşir, az bir şey, çok hükmüne geçer." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Varlıkların kuvvet ve zaaf yönünden muhtelif tabakaları vardır. Nuraniyete yakın olan varlık tabakaları madde ve kesif olan varlık tabakalara nispetle daha kuvvetli ve daha kayıtlardan azadedir. Yani varlık tabakaları içinde en zayıf ve kararsız olanı, kesif olan maddi ve cismani tabakadır. En kuvvetli ve devamlı olan varlık tabakası ise, madde ve cisimden münezzeh olan Allah’ın varlığıdır.

Burada nazara verilen asıl mesele; kuvvetli olan varlık tabakasının kendinden kuvvetsiz olan varlık tabakasında kolay ve zahmetsiz tasarruf etmesidir. Allah’ın varlık mertebesi bütün varlık mertebelerinden kıyasa gelmeyecek şekilde daha kuvvetli ve münezzeh olmasından dolayı, sair varlık sahalarında tedbir ve tasarruf ederken, mutlak bir kolaylık ve zahmetsizlik içinde tasarruf eder. Mahluk olan varlık mertebelerindeki kayıt ve maniler Allah için geçerli değildir demektir.

Vücut mertebeleri pek çoktur ve her bir vücut mertebesinin alemi ve ölçüleri farklıdır. Vücut tabakası kuvvetli ve sağlam olan bir vücudun bir zerresi, kendine göre daha hafif ve zayıf olan vücut tabakasının bir dağı kadar olabilir.

Mesela, şahit olduğumuz şu alemden olan, tırnak kadar hafıza, kendinden daha hafif ve zayıf olan mana aleminden bir kütüphaneyi içine alır. Maddi alemden tırnak kadar bir vücut aynası, hafif ve zayıf olan misal aleminden bir şehri içine alır. Demek vücut ne kadar sağlamlık ve kuvvet kazanırsa, bir altındaki aleme galebesi ve tasarrufu da o kadar artar.

Ordu içinde, rütbesi aynı ve eşit olan bir birlikte, yüz bin asker ile bir asker, mahiyet ve tabaka olarak aynı olduklarından, onların bir üstü olan çavuş, mahiyet ve tabakası daha üstte ve sağlam olmasından, yüz bin askeri, bir asker gibi tedbir edip idare edebilir. O çavuş, eratın üstünde olmasından, yani mahiyetçe onlardan mücerred olmasından, erlerin kendi aralarındaki sıkıntı ve zorluklar, o çavuşu bağlamaz ve zorlayamaz. Yüz bin erin yapamayacağını, bir çavuş yapar.

İşte bu misallerdeki gibi, Allah’ın vücut mertebesi, vücut mertebeleri içinde en sağlam ve kuvvetli olması, bütün zayıf ve sonradan yaratılmış vücutların mahiyet ve vasıflarından mücerret olmasından dolayı Allah, o vücutlarda tasarruf ve tedbir ederken; zorluk, kolaylık, büyüklük küçüklük, ağırlık, hafiflik gibi durumlar idare ve tasarrufuna zorluk çıkaramazlar, engel teşkil edemezler... Zira zorluk denilen şeyler, o vücut tabakasının kendi içindeki şeylere bakar, vücuttan münezzeh ve mücerret olan Allah’a bakmaz.

Bir balina ile küçük bir balığın mahiyeti ve tabakası aynıdır. Bu mahiyet ve tabakanın üstünde olan ve tabakanın vasıflarından mücerret ve münezzeh olan Allah için, o tabakanın zorlukları bir engel çıkaramaz, bir zorluk yapamaz. Bir ile binleri tedbir ve idare etmek, onun kudretine nisbeten aynıdır, değişmez.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...