Block title
Block content

"Vücut nev’inde tezâhüm yoktur. Yani, pek çok âlemler, haller, vücut sahnesinde içtima eder, birleşirler..." diye devam eden İ'lemi izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Varlık; vacip  ve mümkün olmak üzere ikiye ayrılır.

Vacip varlık, ezeli ve ebedidir. Varlığı kendinden olup, hiçbir varlığa dayanmaz. Varlıklar içinde en sağlam ve en mükemmel varlıktır. Bütün eksik ve kusurlardan münezzehtir. Fanilik, dağılmaklık, bileşenlik, eskime, zayıflık, zaman ve mekan kayıtlarına mahkumiyet, inhisar, hacim ve yer kaplama gibi mümkün varlık sıfatlarının hepsinden münezzeh ve mukaddestir.

Mümkün varlık ise, başlangıcı ve sonu olan bir varlıktır. Varlığı başka bir varlığa muhtaçtır ki, o muhtaç olduğu varlık da vacip varlıktır. Mümkin varlık, vacip varlığa nispeten gayet zayıf ve nakıs bir varlıktır. Bütün eksik ve kusurların cevelan  ettiği bir varlıktır. Fanilik, dağılmaklık, bileşenlik, eskime, zayıflık, zaman ve mekan kayıtlarına mahkumiyet, inhisar, hacim ve yer kaplama gibi hal ve sıfatlar mümkün varlığın sıfatlarıdır.

Mümkün varlığın İlm-i Kelamdaki manası ise, varlığı ile yokluğu müsavi olan demektir. Yani var olması ile yok olması eşit iken, bu eşitliği mümkün varlık sınıfından olmayan, vacip bir varlığın bozması gerekir ki, vücut bulabilsin. Yoksa bu eşitlik, asla kendiliğinden ya da başka bir mümkün tarafından bozulamaz.

İmkan ve devir delilleri bu mesele üzerine bina olur. Yani kendi varlık kazanmamış bir mümkün, nasıl başka bir mümküne illet ve sebep olabilir. Ahmet kendisi varlık alanına çıkmamışken, Mehmed’i varlık alanına çıkarabilir, demek gibi bir safsatadır. Mümkün varlıklar, vücut sahasına, ancak varlıkta olan ve varlığı ezeli ve ebedi olan Allah’ın var etmesi ile var olabilirler.

Üstad'ın bu İ’lemde vurguladığı ana tema; Allah’ın vacip olan varlığı ile mahlukatın mümkün olan varlığını mukayese etmektir. Vacip olan Allah’ın varlığı; makam, rütbe, sağlamlık, kuvvet, kayıtlardan münezzeh olma bakımından, mümkün varlık sınıfına nispeti, kıyasa gelmeyecek kadar fevkindedir. Bu yüzden Allah, mümkün olan varlık sınıfında tedbir ve tasarruf ederken, suhuletle ve manisiz tasarruf eder. Bütün mahlukatın tedbir ve idaresi ile bir mahlukun tedbir ve idaresi Allah için aynıdır.

Mümkün varlıklar sınıfında bir birinden farklı, hatta bir birine mübayin ve zıt çok alemler bir arada içtima edebilir ve etmiştir. Bu alemlerden bazısı bazısına nispeten zayıf ve kuvvetlidir. Mesela maddi alemden olan beyindeki tırnak kadar hafıza organı, misal ve mana aleminden, yüz binlerce misali levhaları ve manaları içine alabilir ve alıyor. Demek maddi alem, misal ve mana aleminden kuvvet ve sağlamlık noktasından daha üstündür. Bu kuvvet ve sağlamlık noktasından bir birinden farklı alemler, biribirine nispet edildiği vakit, biri diğerinin yanında daha zayıf ve vehmi gibi duruyor, ama sonuçta hepsi mümkün varlık sınıfı içindedirler. Aynı şekilde, vacip olan Allah’ın varlığı ile mümkün olan mahlukatın varlığı kıyas edildiği vakit, mahlukatın vücutları vehmi ve hayali gibi oluyor. Tabiri caiz ise vacip vücuttan bir zerre, mümkün vücutların hepsinden daha sağlam daha kuvvetlidir.

Bu i’lem de ikinci bir husus ise mümkün varlık sınıfında, çok farklı ve zıt mahiyette olan alemlerin girift bir şekilde beraber bulunmasıdır.

Mesela maddi alem ile misal alemi iç içedir. İç içe olmaları karışıklık ve sıkışmayı gerektirmez. Üstat bunu duvarları aynadan olan bir oda temsili ile akla yaklaştırıyor. Odanın tek lambası her bir duvarın aynasında görünür, hepsinde görünmesi, sıkışıklığa ve tezahüme sebep olmaz. Merkezde asıl olarak duran lambada bir değişiklik yapsan, bütün aynalarda da o değişiklik gerçekleşir. Zira aynadaki görüntünün kayyumu, yani ayakta tutucusu merkezdeki lambadır. Asıl ve merkezde olan lamba, aynadaki misali lambaların banisi ve aslıdır. Burada ne varsa, aynalardaki misali olanlarda da o olur.

İşte mümkinat içinde bu şekilde olan binlerce alemler vardır. Ve hepsi beraber ve iç içedirler. Kuvvetli olan alemler zayıf olan alemlerin tedbir ve idare noktasından avucunun içinde gibi galip bir şekilde üstünde ve fevkindedir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...