Block title
Block content

"Ya istidat lisanıyladır... Veya ihtiyac-ı fıtrî lisanıyladır... Veya lisan-ı ıztırariyle bir duadır... Bu üç nevi dua, bir mâni olmazsa, daima makbuldür." İzah eder misiniz, bu duaların kabulü tevhidi nasıl ispat eder?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bakıma muhtaç felçli bir insan düşünelim, her gün bir kağıda bir takım istek ve talepler yazıp kapısının önüne koyduruyor. Ertesi gün o kağıtta yazılan bütün istek ve talepler aynı ile yerine getirilmiş olsun. Bu bir değil iki değil sürekli böyle olsa, o insan o talepleri yerine getiren güçlü ve zengin bir hayırseverin olduğunu katiyen anlar, hatta anlamaktan öte ona karşı müthiş bir minnet ve sevgi duyar. O talepleri tesadüflerin yerine getirmesi mümkün ve kabil değildir.

Evet, örnekteki gibi kainattaki bütün aciz ve fakir olan varlıkların, ister fıtri ister istidadi ister ızdırari, ister kavli ister hali ile istemiş oldukları bütün ihtiyaç ve talepler mükemmel ve muntazam bir şekilde karşılanıyor.  İhtiyaç ve taleplerin mükemmelen ve muntazaman karşılanması zengin, muktedir, alim birisini kör gözlere ispat eder.

Ortada fiil varsa elbette failde vardır demektir, fail olmadan fiilin olması imkansızdır. Mesela dövülme fiili döven faili gösterir, yani ortada bir dövülme varsa döven de var demektir; döven olmadan dövülmenin olması mümkün değildir.

Yine san'atlı bir eser, san'atkârı icab eder. Yani ortada sanat varsa mutlaka bu sanatın sanatkarı da vardır, sanatkar olmaksızın sanatın olması mümkün değildir. Aynı şekilde bunca yapılan dualara cevap varsa -ki var olduğu kainat ile sabittir- öyle ise bir de Mucib vardır; yani dualara icabet eden bir Allah var demektir ki bu tevhidin kati bir delilidir.  

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...