Block title
Block content

"Yalanının açığa çıkıp mahcup olmasından korkar. Ve keza, bir insan yalan söylediği takdirde pervasız, lâübâli bir tarzda söyleyemez." ifadeleriyle; Müseylime'nin pervasızca ayetle muarazaya kalkışmak derecesinde yalan söylemesini nasıl tevfik edebiliriz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Arkadaş! Aklı başında olan bir adam münazaralı dâvâlarda yalan söyleyemez. Çünkü, bilâhare yalanının açığa çıkıp mahcup olmasından korkar. Ve keza, bir insan yalan söylediği takdirde pervasız, lâübâli bir tarzda söyleyemez..."(1) 

Müseylime'de hicap duyacak bir şeref, utanacak bir haysiyet olmadığı için, o büyük yalana tenezzül etti. Azıcık şeref ve haysiyeti olan birisi, böyle büyük bir davada rezil rüsva olacağını bile bile yalan söylemez. Nitekim bu yalan onun hem sonu oldu hem de tarihe yalancıların darbımeseli olarak geçti.

Bir insan -ama insan olmak kaydı ve insani değerlerini yitirmemek şartı ile- pervasız ve laubali bir şekilde yalan söylemez. Demek Müseylime'de insani bir değer insani bir yön kalmamış ki böyle kendini maskara etmiş.

Halbuki Peygamber Efendimiz (asm) hem haysiyet ve şeref noktasından hem de insani değerler açısından -düşmanlarının tasdikiyle- zirvede olan bir insandır. (Haşa) azıcık yalana girse, yüzü kızarır şekli değişir, çünkü o bir insan-ı kamildir.

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Reşhalar.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...