"Yalnız bir mahz-ı emir ile yapar, tahayyül edilebilir. Zerre ile seyyare, emrine karşı müsavidirler. Deniz yüzüne verdiği feyzi, zerreye de kabiliyetine göre kemal-i intizam ile verir." İzah eder misiniz? Feyizlendirme ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Hem Güneşi, mazhar olduğu cilvelerde ve vazifelerde farz-ı muhal olarak fâil-i muhtar farzetsek, o derece sühulet ve sür'at ve vüs'at içinde, zerreden katreden deniz yüzünden seyyarata kadar izn-i İlahî ile öyle işliyor ki, şu tasarrufat-ı azîmeyi yalnız bir mahz-ı emir ile yapar, tahayyül edilebilir. Zerre ile seyyare, emrine karşı müsavidirler. Deniz yüzüne verdiği feyzi, zerreye de kabiliyetine göre kemal-i intizam ile verir.”(1)

a. Sadece bir mahz-ı emir ile yapılması, zerre ile seyyarenin emre karşı müsavi olması, deniz yüzüne verdiği feyzi zerreye de kabiliyetine göre de kemal-i intizam ile vermesi konularını izah eder misiniz?

“Yalnız bir mahz-ı emir ile yapar, tahayyül edilebilir.” ifadesinde “emr-i kün feye kün”e işaret edilmektedir. “Allah bir şeyi yaratmayı diledi mi ona sadece 'Ol!' der, o da hemen oluverir.” Üstadımız bu emrin izahında şu açıklamayı yapar:

“Kadîr-i Zülcelâlin kudretine karşı, eşyanın nihayet derecede musahhariyet ve itaatine ve kudretin nihayet derecede külfetsiz ve suhuletle iş gördüğüne işareten,..”(2)

Burada da hayal edilebilir ki, güneş o geniş sahadaki sayısız tecellileri, sanki diler dilemez bunlar gayet kolaylıkla vücuda gelmişlerdir. İster deniz yüzüne feyz vermek istesin, isterse bir katreye, her iki halde de aynı kolaylıkla iş görmektedir.

b. Feyizlendirme ne demektir? Tecelliyat ve tezahüratla nasıl bir münasebeti vardır?

Burada feyiz kelimesi mecazî olarak kullanılmıştır. Güneş'in Ay’ı aydınlatması, denizlerde görünmesi, şişeleri parlatması, aynaları ışıklandırması, insan kalbinin iman ve marifet ile feyizlenmesine benzetilmiştir.

Tecelli ile tezahür arasında şöyle ince bir fark vardır:

Tecellide kendisinde olan bir vasfın, bir küçük misâlini (cilvesini) karşıdakine vermek, tezahürde ise orada görünmek, zahir olmak söz konusudur. Güneş'in aynadaki aksinin de kendine göre bir ışığının ve hararetinin bulunması bir tecellidir. Güneş'in o aynada görünmesi ise tezahürdür. Bununla birlikte, bu iki kelime çoğu zaman birbiri yerinde kullanılmaktadır.

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, On Dördüncü Söz.

(2) bk. Mektubat, Yirminci Mektup, İkinci Makam.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...